mental

  • 262
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

les parapluies de cherbourg

bir film.

'biraz önce eve döndüğümde sensiz dans etmekten yorgun, çözümsüz ve karışık, yastığımın ortasında açık yeşil bir kutu buldum. açık yeşil kutunun içinden ne çıkacağını biz audrey hepburn filmlerini izlemiş kadınlar bilirdik. bu yüzden kurdeleyi çözmeden önce biraz düşündüm. saat sabah 3'tü, sen nba tv'nin karşısında uyuyordun. bütün gece ta ki kitsch kulübün kapısındaki bıyıklı adam bizden giriş için para isteyene kadar gezmiştim ben. müsterihtim.

bütün bunlardan önce, ben hiç fransızca bilmiyordum. birisi bu film esnasında her sözün türkçesini fısıldamasa, benzinci sahnesinde agnes varda'nın jacques demy'den olmayan küçük kızı rosalie arabanın içinden bize bakmasa yeşil kutuyu açar mıydım bilmiyorum.

ama bu benim en sevdiğim filmdi. ve sen bütün gün, belki bir hafta belki de daha uzun, yüzüme bakmamıştın. 'bir şemsiyeden farkım yok.' diye düşünmüş, kaçış planları kurmuştum. en büyük ceza sessizlikti, en büyük intikam yalnızlıktı. oku saplamaya hazırlanmıştım

sonra eve döndüm. sen uyurken, sevdiğime, daha çook uzun zamanlar süresince, geçersiz ve masum sebeplerle sevebileceğime inandım.

işte böyle. nihayetinde, dikkatleri dağılmazsa keskin nişancılar

iyi uykular.'

devamını okuyayım »
26.04.2009 03:45