merkz

  • 1969
  • 95
  • 20
  • 0
  • 3 gün önce

breaking bad

doğru düzgün bir analiz yapamayan veya okumayanların overrated diye tanımladığı dizinin temel konusu değişimdir. kimya konusu sanırım değişim için seçilebilecek en güzel konudur. breaking bad ismi kötüye doğru değişimi gösteriyor. burada sorgulanması gereken noktalar şunlar:
acaba kötü nedir?
insan neden kötüye doğru değişir?
walter’da değişen şey neydi? kötü olmanın yıkılmışlık ile bir ilgisi var mı?
walter en başından beri kötü müydü yoksa yıkılmış mıydı?
iyiden mi kötüye evrildi yoksa yıkılmışlık mı onu bu hale getirdi?
tanıdık geldi değil mi? (bkz: suç ve ceza)

walter uyuşturucu ticaretine daldığı zaman kendisi de bağımlı olmuştu; uyuşturucuya değil ama güce. walter aslında iyiden kötüye evrilmedi, yıkılmıştan da kötüye evrilmedi. zayıftan güçlüye evrildi, güce bağımlı oldu ki aslında bu da kristal meth üretip insanları bağımlı yaparken kendinin de bağımlı olması konusu ayrı bir ironi.

gelelim ahlaki değişime.
walter kendini, meth üretmesinin ahlaki olarak gerekli olduğuna inandırıyor. buna inanmasını sağlayan düşünce ağının şöyle olduğunu söyleyebiliriz: walter’ın en iyi ihtimalle yaşayacak birkaç yılı kaldı, satanların çok kısa zamanda çok iyi paralar kazanabildiği meth’i iyi bir kimyacı olması sebebiyle mükemmel şekilde üretebiliyor; ailesininin rahat yaşayabilmesi için bol miktarda para kazanması gerekiyor. meth üretmeyip, ölümünden sonra ailesini beş parasız bırakması daha bencilce olmaz mıydı? yaptığı şeyi ailesi için yaptığını tekrar tekrar dile getiriyor. fakat hikâye ilerledikçe, yaptığı şeyi meşrulaştırması gittikçe zorlaşıyor. buna rağmen o, yaptığı şey için bahaneler üretmeye devam ediyor.

walter heisenberg’ken başkalarına yalan söylemekte çok başarılı, en başarılı olduğu şeyse kendine yalan söylemek. walter’ın ahlaki felsefesi, dostoyevski’nin suç ve ceza’sındaki raskolnikov’unkine benziyor: raskolnikov, yaşlı kadını öldürmesine birçok bahane buluyordu, en sonunda sadece kendisi için öldürdüğünü itiraf etmişti. sonunda walter’ın söylediği şey de aynı: “kendim için yaptım, ve bu işte başarılıydım.” . demek ki ailesi için yapmamış. o imge sadece bahanelerinden birisiymiş.

walter’ı harekete geçiren şey güce olan tutkusuydu, ama sonunda sahip olduklarını da kaybetti. parasını kaybetti, ailesi ondan uzaklaştı, hayalini kurduğu krallığı asla kurulmadı ve kanseri geri döndü. tüm bunlara rağmen, hikayenin sonunda walter kazandı. gercek güç, isminin bir efsaneye dönüşmesinde yatıyordu, ve finalde heisenberg ismi efsane olmuştu. walter sakin ve yanlız bir hayatla başbasa kaldı, huzurluydu çünkü ölümünden sonra istediği her şeyin gerçekleşeceğini biliyordu. ailesi, istemeseler bile walter’ın parasını alacaktı. hayatının hiçbir değeri kalmamış olmasına rağmen gücü tamamlanmıştı. bu yüzden walter ölmeye yattığında mutlu ve huzurluydu.

kaynak

devamını okuyayım »