mermeignacio

  • 1138
  • 5
  • 2
  • 0
  • geçen hafta

3 nisan 2015 kayahan'ın vefatı

bu vefat çocukluk hatıralarının, rüzgarda savrulan ağaç yapraklarına çarpan güneş ışıkları gibi göz kırpmasıdır. bizim evde onu en çok annem severdi. o sevdiği için de kasetleri olurdu dinlerdik.
annem o zamanlar küçücük, 30 yaşında ya var ya yok bizi dünyaya getirmiş ama.
silivridebizim sitenin yanında klassis otel vardı, hala var. babam havuza girelim diye kart çıkartırdı her sene üçümüze yazın. o çalışırdı. haftasonları girebilirdi ancak. kartları hala hatırlarım nil yeşili, üstünde tükenmez kalemle adımız yazardı.

allah rahmet eylesin, kayahan, teknesi klassis otelin tuzlu su olan havuzunun iskelesinde durur. teknede beste yapardı. ben heyecanlanırdım. babam müthiş saygı duyardı ona, annem hayrandı. bi gün babam elimden tuttu görmeye gidelim diye. ben de sekiz yaşında falanım. üstümde kırmızılı lacivertli mayom var, saçlarım o biçim gür. kayahan sonra gelin der gibi bişi yapmıştı.
konsantrasyonu bozuluyordu herhalde adamcağızın. elinde gitar altında beyaz kumaş şort, kafasında şapka...sert, ciddi adamdı.
ne meşhurdu arkadaş, ne sanatçıydı.
ben silivriye gitmeyeli yıllar oldu. artık annem evde değil. klassis otel eskidi. kayahan da gitti. çocukluğumuz da bitti.

o şarkıları yaparken ben aşk yaşayacak yaşlarda değildim, sadece bir müzikti benim için. şarkılarıyla duygusal bağ kuramadım ama çocukluğumu hatırlatıyor. annem çok gençti, sandaletleri vardı. kırmızı, pembe ve turuncu oje sürerdi ve ruj. saçlarını tepeden kıskaçlı tokayla tuttururdu ve beyaz etekler giyerdi.

devamını okuyayım »
03.04.2015 10:14