miyaw

  • 437
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

kadıköy anadolu lisesi

tomalı, çevik kuvvetli fotoğraflara bakıp içimin acıdığı canım okulum.

bu çocuklar büyüklerinin cesaret edemeyeceği bir şey yapıp önce oturma eylemi başlattılar ve büyük ses getirdi. disiplin tehditine rağmen geri dönmediler. ertesi gün okul yönetimi tarafından sorguya alındılar, üstelik bu sorguda kendi akılları, düşünceleri ve kimlikleri hiçe sayılarak "sizin üst aklınız kim" diye soruldu. yahu anlayın, bu çocukları birilerinin yönlendirmesine gerek yok! onları yönlendiren zaten bu okulun oturmuş ruhu ve bilincidir! onlara bu ruhu ve bilinci verenler de gitmeleri emredilen öğretmenleridir, tabii ki karşı çıkacaklar ve izin vermeyecekler! öğretmenlerin yeterli olduğunu savunmuyorum; benim zamanımda da kadronun tamamı harika öğretmenlerden oluşmuyordu. ancak unutulmaması gereken şudur ki, bu okulda en yetersiz sayılabilecek öğretmen bile sizi hayata hazırlamak için çırpınmaktadır; çünkü, kal ruhu sadece öğrencilerde ve mezunlarda bulunan bir şey değildir!

geçen hafta mezunlar da öğrencileri yalnız bırakmadı ve çıkış saatinde buluştular, "asla yalnız k.al.mayacaksınız" pankartlarıyla. evet, tanıyalım veya tanımayalım kadıköy anadolulu/maarifli herkes bizim kardeşimizdir. okula toma girdi, okula çevik kuvvet girdi! bir liseye! üniversitelere bile girebilmesi apayrı bir sorunken, daha reşit olmamış yüzlerce çocuğun arasına girdi!

bu kadar mı korkuyorsunuz? tamam anladık, bu ülkede ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü hep hiçe sayıldı. ama bu çocuklar, mezunlar, veliler kamu düzeni bozacak bir şey mi yaptı? kamu güvenliğini oturarak, alkış tutarak tehdit mi ettiler? barışçıl bir şekilde eylemlerini yapmadılar mı? şimdi sizin uyguladığınız bu yöntem ölçülü mü?

benim içim acıyor, ellerinizi lisemin üstünden çekin!

devamını okuyayım »