mjorate

  • 2241
  • 48
  • 10
  • 1
  • bugün

derviş hikayeleri

gönülden ve katıksız inanç küçümsenecek şey değildir.

namazlarını sürekli cemaatle ve camide eda eden, allah’a yürekten bağlı, çok duru gönüllü bir adam varmış; ama evi nehrin öbür tarafında olduğu için, her vakit namazında sal ile nehri geçmek epey vaktini alıyormuş. bir gün, gittiği camide bir vaaz dinlemiş. hoca diyormuş ki: "allah’a öyle inanıp, öyle dayanacaksın ve öyle güveneceksin ki her işin kolaylıkla hallolsun."
"bismillah de gir suya! yürü git.” diye kendince de bir örnek vermiş ayrıca.

adamcağız bunu duyunca bir sevinmiş bir sevinmiş ki, "oh nihayet kurtuldum artık saldan, vakit kayıplarından. bismillah der geçerim karşıya, ne olacak ki?" diye düşünmüş. sevincinden içi içine sığmıyormuş. hemen o gün hocanın dediği gibi yapmış. çıkmış camiden, gelmiş nehrin kıyısına: “bismillah” demiş ve yürüyüp karşıya geçmiş. artık karısı da kendisi de çok mutluymuşlar bu yüzden.

bir gün hanımı: “yarın o hocayı al da yemeğe getir. bak o kadar iyiliği dokundu sana , karşılıksız bırakmamak lazım.” demiş. adamın da hoşuna gitmiş bu fikir. ertesi gün camiden çıkınca, hocayla yemek için anlaşmışlar. ancak eve gitmek üzere nehrin kıyısına geldiklerinde hoca “bir sal bulalım!” deyince adam şaşırmış ve “ne salı hocam? sen demedin mi bismillah de yürü git! ben o günden beri öyle yapıyorum. hadi geçelim.” demiş ve yürümeye başlamış suyun üzerinde.

hoca hayret içinde kalmış, hatta dehşetle konuşamamış bir süre...

neden sonra titrek yüreğiyle, melûl mahzun bakmış nehir üzerinden yürüyüp giden adama ve: "ah!" demiş, "bende onu anlatacak dil var da, senin gibi yapacak yürek yok ki!" diye hayıflanmış.

devamını okuyayım »