ml in neverland

  • şeker abi (613)
  • 929
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

intihar

hiç düşünmedim daha önce, ya da şöyle söyleyeyim, kendim için düşündüğüm intihar yöntemi, kalp atışını durdurmak değil.

kendimi ''mutlu'' olarak adlandırdığım zamanlar, anlık zevklerden ibaret; en sevdiğim yemeği yerken, gece yıldızları izleyip bira içerken, yaz geceleri esen soğuk-ılık rüzgarı hissederken.. bu anlarda mutlu oldum. ötesinde bir mutluluk yazılmamış. neye uğraştıysam yarım kaldı, neye değer verdiysem elimden alındı, hepsine baka kaldım. başkalarının mutlu hayatını izledim, gerçek mutlulukları izledim, nefret ettim o insanlardan. gerçek anlamda nefret ettim tüm o mutlu insanlardan mutlu ailelerden.

sadece nefret etmekle kalmadım, mutsuz olmalarını istedim, onları kıskandım. bu beni daha da dibe batırdı. külkedisinin çirkin kız kardeşini anlayabildim lan! ve ona hak verdim.. kötülere hak verdim. o koduğumun dört ayak üzerine düşen külkedilerinden nefret ettim ömrüm boyunca.. çünkü ben baloya yetişemeyecek olsam, bana peri anne yardım etmezdi, prens camdan ayakkabının sahibini tüm ülkede aramazdı, ben bu kadar şanslı olamazdım. birileri var işte! hem zenginlik içinde doğuyorlar, hem peri anneler yanında, hem yakışıklı prensleri var, hem de bu prens onu herşeyden çok seviyor. bir diğerinin elinde ne var? ''cadı kızkardeşin'' elinde ne var? bu kız niye kötü hiç düşündünüz mü?

intihar edemem, çünkü intihar edemeyecek kadar nefret doluyum. bu koduğumun mutlu insanlarına olan nefretim hırsa dönüştü. ya hepsinin mutluluklarını birer birer söndüreceğim ki bu da benim intihar yöntemim olur, ya da bütün bunları unutup, o , yavşak, mutluluk koalisyonlarına dahil olmak için elimden geleni ardıma koymayacağım.

hayattan alınmamış bir, sonsuza kadar mutlu yaşadılar borcum var.

devamını okuyayım »
08.04.2014 19:31