modiodal

  • 68
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

konya'da donarak ölen minik ayaz

fakirlerin çocuk yapmasına karşıyım / üzülüyorum v.s. demiş bazıları. empati duygusu nasıl gelişir acaba insanlarda, başına gelince anlamaktan bahsetmiyorum, tam tersi, kendi o halde olmadığı halde, o halde olanın halinden anlamaktır empati kurabilmek... bunu nasıl kazanır insan... evde mi öğretilir, eğitimle mi gelir, bilemiyorum.... biri de "senin o "fakir" deyip insan olarak görmediklerininin bu kadar çok çocuğu olmasa, zenginler için karın tokluğuna kim çalışır" demiş. evet, amaç el altından bu olabilir. işte adam üç çocuk, beş çocuk diye bağırıp duruyor, boşa değil ya. biri askerde ölürse yerine diğeri geçip anasına babasına bakacak, diğeri de işçi olup, tersanede çalışırken ölmezse üç çocuk daha yapacak ki devran dönsün. bebek aldırmak günah diyeceksin, korunsa bile kazara hamile kaldı diyelim, aldıramayacak. işte böyle böyle oluyor bu çocuklar, böyle böyle ölüyor sonra. bir de şu var, canının tehlikede olduğunu anlayan canlı içgüdüsel olarak çoğalmaya meyleder. insanda da vardır bu. tek başına kendine yeteceğinden emin olamıyor o "fakir" dediğin, ileride kendisine bakabileceğinin garantisi yok. bu yüzden senin gibi ülke seyahatine çıkmak yerine kazandığıyla ev alıyor, daha kazanırsa ikinci evi alıyor, ev alıyorsa nasıl fakir diyeceksin, yemiyor içmiyor ev alıyor işte, bir çift ayakkabıyla üç yılını geçiriyor korkusundan. ki ev alanının sayısı çok az, ev dediğim de öyle seninki gibi bir ev değil üstelik.. barınak diyelim.... üç kuruşunu 2 çocuğuna değil de 5 çocuğuna pay etmeyi tercih ediyor; kendini güvende hissetmediği için... öte yandan, insanın adı kaderini belirler/ etkiler derler ya, niye adın "ayaz" kondu çocuk... daha da canı yanıyor insanın...

devamını okuyayım »
25.12.2013 23:16