monochrome

  • şeker abi (600)
  • 735
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

arkadaşım şeytan

bu aralar atıf yılmaz'a dadandım ve arkadaşım şeytanı izlemekle ne de iyi ettim. muhsin bey'i ele alalım mesela. hakkı, hakettiği ölçüde verilmiştir. epeyce değil yeterince elbet. bence türk sinemasının en iyi filmlerinden. ama mesele o değil. 80lerdeki toplumsal çöküntüye, çürümeye, eski değerleri yitirmeye ve karşı bir tavır alarak arabesk kültürüne nasıl karşı çıkıyorsa muhsin bey; aynı yaklaşım, çokça isyan son derece yakın bir biçimde arkadaşım şeytan'da da var. usta çırak ilişkisi, amaca ulaşmak ya da köşeyi dönmek için kurulan düzenler, karakterler anlamında kayıp mı kazanç mı farklı yorumlara açık sonlar. üstelik arkadaşım şeytan'da bir nevi pop ya da iyi müzik mecrasını buluyor, en azından yenilmiyor. ve optimizm de sonuna kadar hissediliyor. yani şunu demeye getiriyorum; bu film belki çok daha eğlenceli ancak absürd havada geçen farklı bir muhsin bey okuması gibi ama başarısı ve algısı anlamında ferna halde hakkı yeniyor. ilhan irem'i sever kliplerini pek izlemeyiz mesela; o kliplerin sakilliğine takılmayız çok. burada da şeytanla ilgili deyimlerin filme yedirilmesine, kadınlar hakkında klişe esprilerin yer almasına vb (ama komedi filmi olmasına verilecek) pek takılmamak gerek. bununla birlikte; film türk sinema tarihinin en iyi'li listelerine zaten giremez ama en eğlenceli listelerde kafaya oynamalı. hakkını anlayıp da verelim bu esere. çok sevdiğim han geçidindeki(hazzopulos) doldum doldumsahnesini, mazhar alanson'un kalsaydın burada, sana da bir iş bulurduk demesini ve sultanahmet köftecisinde yenen köfteyi ve özellikle normal bir aktörün değil de mazhar'ın başrolü oynamasından gelen farklılığın, film boyunca akan sıcaklığın, saflığın, naifliğin içe işlediğini söyleyebilirim. velhasıl güzel bir sahlebi içerken mutlu olurum ama sonra tadını tabi ki hatırlamam. imkan yok. ama bu film hatırlatacak. hep o tadını, tarçınını ve kokusunu hissettirecek. hoş. çok.

devamını okuyayım »
02.12.2010 02:28