mornehir

  • bıçkın (492)
  • 699
  • 1
  • 1
  • 0
  • 6 gün önce

hepimiz ermeniyiz

telaffuz etmeyi sevdiğim slogan, benim de içinde olduğum önerme.
"hepimiz ermeniyiz"i, içinde bulunduğu "biz"den bir başka "biz"e geçmek olarak algılayan ve parçası olduğu "biz"den hoşnut olmayan, kendi "biz"ini hor görmekte sakınca görmeyen, dahası onu satmak için fırsat kollayan, malum zihniyetin uzantısı olarak algılamıyorum.

hepimizi bilemem ama ben ermeniyim.

çünkü kendimi ırkımla tanımlamıyorum. önce insanım ve sonra da insanım. hasbelkader parçası olduğum bir etnik kimliğin parçası olmayı gurur vesilesi haline getirmiyorum. yaşadığım ülkeyi bir takım açıklanamaz gerekçelerle, ucu bucağı görülmez gibi dayatılan "şanlı" tarih yüzünden filan değil, burada doğduğum için, sokaklarında aşık olduğum, türkülerinde ağladığım, sevdiklerimle ve sevmediklerimde, iyi veya kötü beni ben yapan her şeye teşekkür eder gibi seviyorum ülkemi.

çok sevdiğim ülkemle ilgili eleştiri yapacakken, önce “ülkemi seviyorum” demek zorunda olduğumu biliyorum. çünkü çocuk yaştan itibaren iç ve dış mihraklar paranoyasıyla büyütüldüğümüz için, skolastik düşünce döneminin “tanrı”sı gibi önce ülkemi seviyorum demek zorunda hissediyorum kendimi. ülkemin iç dinamiklerini, devletin kurumlarını eleştirecekken “aman birileri devlet düşmanı sanmasın, aman bu ülkenin iyiliğini düşünüyorum yanlış anlaşılmasın” diye ağzımdan çıkan her kelimeye dikkat etmek zorundayım, biliyorum.

ama bu ülke hepimizin, bu ülkenin en temel organı devlet de hepimizin. hrant dink’in dediği gibi “devlet hepimizin devleti, gerekirse onu en ağır şekilde eleştireceğiz”, eleştirmeliyiz. devlet neylerse güzel eyler demek ne kadar saçmaysa, suçu her vesile de devlete atmak da bir o kadar aptallık olur. bu bambaşka bir mesele şimdilik bu kadar kalsın.

ülkemi farklı etnik grupların toplamı ya da “türklük” başlığı altında algılamak mümkündür ama ben yetmiş milyon farklı insanın birlikteliği gibi düşünüyorum. bu ülkenin en çok ihtiyacı olan şey ortak bir dil. tertemiz bir samimiyetle bir arada yaşamak için ortak bir dil bulmamız şart. bu ortak dili kurmanın önündeki engeller her neyse 301, azınlık politikası, devletin açıklanamayan ilişkileri vs. her neyse eleştirmek, düzeltmek, kaldırmak, eklemek zorundayız.

yetmiş milyon beynin ortak bir dil bulabilmek için, en azından hayatında bir kere hiç tanımadığı bir başkası için ağlayabilmiş olması ve hiç yüzünü görmediği birilerinin dertlerini kendi derdi gibi sırtlayabilmesi gerektiğini düşünüyorum. benim devlet anlayışım, yurttaşlık anlayışım bu, bunun bir parçası olarak “ben ermeniyim” diyorum; ayrımcılığı anlamaya çalışıyorum, incinen adalet duygusunu anlayabilmeye gayret ediyorum.

türk olarak doğmuyoruz aslında bir şeyler bizi türk, ermeni, kürt yapıyor. ben de diyorum ki doğarak kazanılan hakları, konumları, statüleri bir kenara bırakalım ama bizi biz yapan içine doğduğumuz küçük küçük kültürlerin değerlerini de koruyalım ve bir arada yaşayabileceğimize inanalım.

hepimiz gerektiğinde ermeni olalım, sakıncası yok.

devamını okuyayım »