mortradamus

  • azimli
  • hırçın golcü (251)
  • 2026
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

yalnızlık

yıllar içinde anlamı, dolayısıyla yaşama şekli değişen kavram.

psikiatri bireyin kişilik özelliklerini beyin kimyası gibi elle tutulur öğelerle açıklar. bu pek hoşuma gitmez. ancak belki de doğrudur. belki de yalnızlık beyindeki kimyasalların sonucudur bu hayatta.

çocukken yalnız olduğunuzu anlamanız güçtür, ortalamayla farklı olanın arasındaki farklılığı anlayacak bir kapasiteniz olmadığından. başka çocuklarla olmamayı tercih etmek ya da belki başka çocuklarla olmaktan çekinmek, içine kapanmak, sessiz olmak... bunların hepsi. anne babaların da işine gelir bu durum. en azından beni yetiştiren jenerasyondaki anne babaların. bir çocuk ne kadar sessiz sakin, o kadar iyi.

sonra işler biraz değişmeye başlar ergenlik döneminde. bu dönemde yalnızlık bir eksiklik gibi karşısına çıkar insanın. kafada hayat konusunda bazı fikirler belirmiştir. ama o fikirler çok sert köşelidir. belki bu da insanın idealleri tanımlaması ve aradaki yolu bulması için geçilmesi gereken bir safhadır.

işte bu dönemde sosyal olmak, mükemmeller arasında gezinen ergen için kabul edilebilecek tek standart haline gelir. nasıl gelmesin ki... sosyal hayat, varlığını sürdürebilmek için varlığının çekirdeğini oluşturan "sosyallik" halini sahip olunması gereken en önemli özellik olarak iteler bireye.

yetişkinlik döneminin ilk yılları kafa karışıklıklarıyla doludur. yalnızlıkla henüz barışılmamış, ama onunla oturup konuşmaya başlanılmıştır. zaman içerisinde kişisel hatta gereksiz bir şekilde arttırılmış insan sayısı düşürülmeye başlar. birkaç kişi kalana kadar. aile ise bu dönemde rahatsızlık duymaya başlamıştır. çocukluğa ait bir ruh hali olarak gördüğü yalnızlık karşısına varlığını tehdit eden bir unsur olarak çıkmıştır.

yetişkinliğin ilerleyen yıllarında ise yalnızlıkla barışılır. bu, yalnızlığın en keyifli halidir kanımca. yalnızlığıyla barışan insan, etrafında kalan az sayıda insanla daha derin ilişkiler geçirir. yüzeysel ilişkilerini belirli bir seviyede tutmayı başarabildiği için de, barın kenarında oturan adam gibi, ortamı kesmeye daha fazla vakti ve enerjisi olur.

bu kadar yazdım, ama hiç kendi yalnızlığımdan bahsetmedim değil mi?

bunun nedeni basit....

kişisel yalnızlıkların anlamları detaylarında gizlidir. bu detayları da betimlemek kolay değil. betimlenen o detayları anlamak da kolay değil. zamana ve ortama göre değişir yalnızlık. bazen çok mutlu eder, özel hissettirir; bazen de çok canı yakar.

bazen mutluyum, bazen canım yanıyor. ama çoğu zaman kendimi ankara'da kızılırmak sinemasında izlediğim filmlerdeki camın önünde sessizce sigara içen adamlar gibi hissediyorum.

devamını okuyayım »
30.10.2014 22:46