mosqat

  • 41
  • 12
  • 11
  • 0
  • dün

the handmaid's tale

margaret atwood'un distopyası.

margaret atwood; feminist, çevre aktivisti, kanadalı bir şair, bir yazar. kitaplarını üstopya olarak tanımlamış, distopya ve ütopya alaşımı şeklinde. the hand maid's tale'i okuduğumda, kitabı üstopya olarak tanımlamasını ilk başta bir miktar yadırgadım. hikayenin içinde geçen dünya, kadınlar için olduğu gibi erkekler için de bir distopya. fakat, hikayedeki dünyayı ütopya olarak gören erkeklerin çoklaştığını göz önüne alırsak, yazarın bu tanımına katılmamak elde değil.

kitabı bitirdiğimde fredinki'nin gerçek adını bilmek istedim, ona sarılmak istedim.
nolite te bastardes corborundarum dedim okurken ara ara. kızının fotoğrafını gördüğünde yaşadığı o kırıklığı ben de yaşadım adeta. onunla beraber totaliter düzene isyan ettim, dincilere küfrettim. bir anda yeryüzü cehenneminin nasıl olageldiğini tekrar fark ettim. her ne kadar inanmasa da cennet için sana ihtiyacımız var diyordu tanrıya, cehennemi kendi başımıza da yapabiliyorduk çünkü. fredinki ile bütünleştim, onun çaresizliğini derinden paylaştım. hikaye çarptı geçti resmen, çünkü biliyorum ki bizler de buna benzer bir hikayenin içinde hapsolmak üzere adım adım ilerliyoruz. gilead rejimi yaklaşıyor, uzak değil.

''hiçbir şey bir anda değişmez: derece derece ısınan bir küvette farkına varmadan haşlanarak ölürsünüz.''

''janine on dört yaşındayken bir çete tarafından kendisine nasıl tecavüz edildiğini ve kürtaj yaptırdığını ağlayarak anlatıyordu... ama kimin hatasıydı bu, diyor helena teyze tombul parmaklarından birini kaldırarak. onun hatası, onun hatası diye bir ağızdan söylüyoruz. onları kim teşvik etti, diye parlıyor helena teyze, bizden hoşnut. o teşvik etti, o teşvik etti. tanrı bu kadar korkunç bir şeyin olmasına neden izin verdi? ona bir ders vermek için...'' tanıdık geldi değil mi?

''bitkinlik çöküyor üstüme, bedenime, bacaklarıma, gözlerime. sona gelindiğinde sizi ele geçiren bu oluyor. inanç bir sözcük sadece, süslü, yastığa işlenmiş bir sözcük.''

''duvara asılmış bir kukla olmak istemiyorum, kanatsız bir melek olmak istemiyorum. yaşamayı sürdürmek istiyorum, hangi biçimde olursa olsun. kendi irademle vazgeçiyorum bedenimden, başkalarının kullanımı için. canları ne çekiyorsa yapabilirler benimle. sefilin tekiyim ben. onların gerçek güçlerini, ilk defa olarak hissediyorum.''

devamını okuyayım »