mosyodominik

  • 485
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

ermenilerden özür diliyorum

1890 lara uzanan ayaklanmalar listesi verilmiş bu konuyla alakalı olarak. bu ayaklanmaların içeriği veya yol açtıkları konusunda herhangi bir bilgi yok. osmanlı nın geri kalanında olan bitenlerle ilgili herhangi bir ibare de yok. berlin anlaşması gereği kendilerine vaadedilen hakların yerine getirilmesi ve aşiretler tarafından kendilerine uygulanan ikili vergi uygulamalarının önünün alınması ile ilgili ayaklanma veya gösterileri de kapsayan bir liste sunulmuş.

burada olmayan, daha da önemli addedilebilecek, bir başka gelişme daha olmuştur o yıllarda. ii. abdulhamid e sonradan ittihatçı kadroların da benimseyeyceği kızıl sultan adının takılmasına vesile olan hamidiye katliamları gerçekleşmiştir. 1894 de başlayıp 96 da biten, osmanlı kaynaklarına göre 80.000, ermeni kaynaklarına göre 300.000, tarafsız addedilebilecek kaynaklara göre 120.000 ile 150.000 ermeninin hamidiye alaylarınca öldürülmesiyle sonuçlanmıştır bu katliamlar.

http://books.google.com.tr/…=10&ct=result#ppa287,m1

http://en.wikipedia.org/wiki/hamidian_massacres

1909 da gerçekleşen adana katliamında ise ermeniler meşrutiyet karşıtı hareketin hedefi olmuşlar, olaylar sonucu 15-30.000
arası ermeni ve türk kaynaklarının bildirdiği 1850 müslüman ölmüştür. olaylar sonucu cezalandırılanların 124 ünün müslüman 7 sinin ermeni olması şiddetin kaynağının ne yönden aktığı konusunda bir fikir verebilir.

http://en.wikipedia.org/wiki/adana_massacres

tarihi tezler oluşturulurken belli şeyleri göz ardı ederek ulaşılmaya çalışılan görüşe varılması olasıdır. olan bitene belli isimler takarak, belli içerikler yükleyerek aktarıldığı takdirde, hele ki diğer tarafın tasarruflarının dile getirilmediği durumda, belli iddialarda bulunmak kolaylıkla mümkün olabilir.
ancak eğer gerçeği dile getirdiğimizi, amacımızın bunun peşinden gitmek olduğunu iddia ediyorsak sadece seçmece verilerle konuşarak bunu gerçekleştiremeyiz.

sözümün özü şudur ki olayların içeriğini, altyapısını, öncesini, niteliğini gerçekten anlamaya çalışmadan alt alta isimler yazıp tarihler vererek birşey demiş olmuyoruz. bir polemiği sürdürebilmemize vesile olabilir tabi, ama bu polemikler de görünen o ki sadece türkiye sınırları içinde rağbet görebiliyor ya da geçerli olduğu ileri sürülebiliyor. onun haricinde doğru veya yanlış dünya kamuoyu kendi görüşünü bunların çok dışında oluşturuyor.

gerçekten doğruyu arıyorsak hakikatleri dışlayarak, en azından her yönünü göz önüne almadan, varamayız hedefimize.

devamını okuyayım »
04.01.2009 20:43