mr loner

  • 383
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

işe geç kalmak

alışkanlık edinilmemesi gereken bir suçluluk duygusudur.

onca yıllık iş hayatı gözleminden edinilen tecrübeye göre, işe geç kalmayı âdet haline getiren bireyler, bu hâlden pek kurtulamıyorlar. "hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez" demiş balzac* üstad. çok yerinde bir tespit, zîrâ huylu huyundan vazgeç(e)miyor. ayrıca iş saatlerine sadık olmayan, sözüne de sadık olmuyor. yine kişisel deneyimlerim işe sürekli geç kalanların kaypak bir kişiliğe sahip olduğunu gösteriyor. bu da başka bir başlığın konusu.

ayrıyeten işe geç kalmanın verdiği suçluluk duygusu var ki, insanı buhrandan buhrana sokar. iş yerinin kapısından girerken ki o ürkek tavır, ta ki ofisinde masaya oturuncaya kadar sürer. koridorlarda veya asansörde müdürlerden biriyle karşılaşmamak için hızlıca hareket edilir. olası bir karşılaşma durumunda, işe geç kalmanın nedeni sorusuna verilebilecek en mantıklı cevaplar/yalanlar hesap edilir. hani birisi höyt dese o anda saçmalamamak elde değildir. sık sık işe geç gelen birisinin odaya ilk girerken ki hareketlerine dikkat ettiğinizde, kimseyle göz göze gelmemeye gayret ederek rahat tavırlar takınmaya çalıştığını fark edersiniz. hatta odaya girdiğinde çoğu kez selam dahi vermez, hal hatır sormaz direkt yerine oturur, hiçbir şey olmamış gibi işine devam eder. fakat işe geç kalanın kendisi de bilir ki, suçluluk duygusu tavan yapmıştır. elden bir şey gelmez.

devamını okuyayım »