ms nobody

  • 157
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları

ben 4 ablam 5 yaşında filan. annem memur maaşıyla tek başına iki kıza bakmaya çalışıyor. durumuz pek de iç açıcı değil.

kreşten alıyor annem bizi. kızılay'a gezmeye gidiyoruz. gezme dediğim de parklarda oturup simit, salatalık filan yiyoruz. daha sonra dönerken ablam böyle sandık, kitaplık gibi şeylerin satıldığı bir dükkanın vitrininde çok güzel bir oyuncak görüyor. yalvarıyoruz anneme alalım diye. annem önce suratımıza bakıyor, ne diyeceğini şaşırmış bir şekilde sonra diyor ki "kızım onlar vitrin süsü, satılmıyorlar. hadi gelin eve gidelim." ben tıpış tıpış yürümeye başlıyorum ama ablam belki satarlar diye koşup dükkana giriyor. ben de peşinden koşup gidiyorum, annem de arkamızda.

ablam bir adama gidiyor, vitrinde ki oyuncağın satılık olup olmadığını soruyor. adam bir an için arkamda duran anneme garip bir bakış atıyor sonra da bize dönüp "maalesef onlar satılık değil." diyor. biz de ablamla büyük bir hayal kırıklığı içinde eve dönüyoruz.

yıllar sonra öğrendim ki biz adamla konuşurken annem arkamdan adama hayır diye kaş göz yapıyormuş. satılık değil desin diye...* annem hep böyleydi işte bize fakir olduğumuzu hiç hissettirmemeye çalıştı. biz parkta bisküvi yerken piknik yaptığımızı sanardık, ankarayla aştiye gidip gelmek bizim için gezmeydi. ben belli bir yaşa kadar hep ablamın küçülen kıyafetlerini giydim. bazen kirayı ödeyemezdik, bazen beş kuruşumuz bile olmazdı ama mutluyduk işte.

devamını okuyayım »
01.11.2013 21:50