mudara

  • 81
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

kutsal kitaplardaki firavun yanılgısı

kuran’ın düşmediği yanılgıdır.

kuran, eski ve yeni ahit’den ziyade; “firavun” teriminin kullanımı husunda çok ince bir ayrım yapar.

eski ahit'te ibrahim ile yusuf zamanındaki mısır hükümdarından “firavun” diye bahsedilir. oysa firavun hitabı her iki peygamberden çok sonra kullanılmaya başlamıştır.

kuran'da yusuf dönemindeki mısır yöneticisinden söz edilirken "hükümdar, kral, sultan" anlamlarına gelen arapça "el-melik" kelimesi kullanılır:

“hükümdar dedi ki: onu bana getirin." (yusuf 50)

musa dönemindeki mısır hükümdarından ise, “fir’avne” diye bahsedilir:

“hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da firavun'un adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz.” (bakara 50)

bu ayrım eski/yeni ahitte ya da musevi tarihçiler de yapılmaz.

sahiden de mısır tarihinde “firavun” teriminin kullanımı sadece geç döneme aitti; “firavun” tabiri ilk olarak mö 14. yüzyılda amenhotep döneminden itibaren kullanılmaya başlamıştır. yusuf ise bu tarihten en az 200-300 yıl önce yaşamıştır.

encylopedia britannica'da, firavun kelimesi için yeni krallıktan itibaren (18. hanedandan başlar; mö 1539-1292) 22. hanedana dek (mö 945-730) kullanılan bir saygı ünvanı olduğu, daha sonraları bu hitabın kralın ünvanına dönüştüğü, daha önceleri ise bu ünvanın hiç kullanılmadığı ifade edilir. bu konudaki başka bir bilgi ise academic american encyclopedia'da verilir ve firavun lakabının yeni krallık'tan itibaren kullanılmaya başlandığı belirtilir.

yani görüldüğü gibi “firavun” kelimesinin kullanımı belli bir tarihten itibaren ancak söz konusu olmuştur. dolayısıyla kuran'da bu ayrımın tam olarak yapılması, -yusuf zamanındaki hükümdardan hep "kral" olarak söz edilirken, hz. musa zamanındaki hükümdardan her seferinde "firavun" olarak bahsedilmesi- kuran'ın allah'ın sözü olduğu hususunda bir delil teşkil eder.

devamını okuyayım »
10.02.2018 01:01