mutlu olurduk belki

  • 313
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

kürk mantolu madonna

oldukca agdali anlatimina ragmen, bir solukta bitirdigim kitaptir.

bu kitaptaki cumleler gercekten insanin ruhuna dokunuyor, ayni zamanda dusunduruyor.

en cok kafama takilan, bir insan raif karakterine nasil asik olabilir? asik olunacak insan vasiflarindan o kadar uzak ki. bu pasiflikte bir tipi hangi kadin ister? hele maria puder gibi, bir takim tecrubelere sahip bir kadin.. adam bir kadini etkilemekten aciz, iki lafi neredeyse bir araya getiremiyor, utangac, hemen kizarip bozariyor vs.

buna ornek verecek olursak su diyalogu verebiliriz :

r-ben size tabiyim, nasil isterseniz
m-ne kadar yumusak baslisiniz. sizin hic arzulariniz, bir fikriniz yok mudur?

diyalogta kelime hatalari olabilir, zira aklimda kalan seklini yazdim.

kanimca, hicbir kadin herseye tamam diyen, surekli "peki sen nasil istersen" diyen bir erkege asik olmaz. he ille de boylesini isterim, yeter ki beni sevsin diyen varsa onu bilmiyorum, belki kendine guvenmeyen bazi kadinlar sirf pohpohlansinlar diye boyle ezikleri bilerek seciyorlardir.

burdan da kendime su soruyu sordum: "sevmek icin, sevilmek yeterli midir?" sevilmek tabi ki cok guzel sey, fakat biri bizi seviyor diye onu sevmek ask degil, kendi egolarimizi beslemektir sadece. ask, sevildigimize inaninca ortaya cikan bir olgu degildir. ask, sevildigimize inanmasak da, maalesef kendimizi kandirdigimiz, cogu zaman gordugumuz olumsuzluklari yok saymamizi, boylece o insan ile ilgili verilecek olumsuz kararlari gecistirip, ertelememizi saglayan bir olgudur. maria puder'in "ask" olarak bahsettigi sey, sevgi olabilir, ama benim ask kavramima uygun degildir.

bana bunlari dusundurdugu, sorgulattigi icin, bu kitabi gayet keyif alarak okudum.

devamını okuyayım »
05.08.2014 14:11