mutruki

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (506)
  • 1772
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

atma hamidiye atma

bir rize türküsü. halen şirin rize şivesiyle konuşan bir doktor arkadaş anlattığında "atma hamidiye atma/şapka da giyecuuk/vergi da verecuuk" kısmına çok gülmüştüm.

anlatılanı cumhuriyet tarihimiz açısından önemli sayıp aramanın gücüne olan imanımla daldım google'a, sonuç hüsran.

en son söyleyeceğimi baştan diyeyim; türkçe tıp kaynaklarında iyice bildiğim bu sorun diğer bilim dallarında da varmış; internette düzgün, kaliteli bilgi yokluğu. tıp alanında ingilizce kaynaklar neredeyse sınırsız, basılı kitaplardan daha kaliteli, 10 yıldır "textbook" satın almıyorum. türkçe kaynaklar forum geyiğinden ibaret. tarihte de dedikodu, forum ve sözlük geyiklerinden fazlası yok. türk zırhlısı rize'yi bombalamış diyoruz, hadi resmi tarih sansürledi, saidi nursinin ne zaman nerede sıçtığını bile bilen "alternatif tarih" yazıcıları böyle bir konuda tek referans olarak bir türküyü gösterince benim aklımda sorular oluşur.

"bombardımanı sonrası limana koşup " kısmı bana saçma geldi, hamidiye'nin bombalaması sonrası anca korkudan sıçtığı boklarını temizlemeye gider insanlar. muhtemelen daha sonra ortaya çıkmış bir türküdür. bombardıman altında güftesi-bestesi ile şaheser yaratmak bizim uşaklara kolay derseniz bişey diyemem. sağlam kaynak bulmak lazım, şehir efsanesi mi değil mi? hasar gören bina, yaralı-ölü sayısı, isimleri? hiçbir yanıt yok.

aramalarımın sonuçları: dinciler, kürtler eleştirel, ulusalcılar o kadar da büyütülecek bir şey değil, azıcık korkutmuşuz, lazım gelmiş havasında.

1. dinci kaynaklar bolca bahsediyor olaydan, aslında elle tutulur 1-2 metin var, döne dolaşa üstelik referans bile vermeden onlar tekrarlanıyor. :http://www.ilkadimdergisi.net/node/241
"rizeli, sekiz alim ve müslüman şapka giymedikleri, dindarlara zulmü kınayıp, hükümete ”sarığımıza, sakalımıza ve cübbemize dokunulmasın şapka giyenler giysin, ama giymeyenler hapse atılmasın” diyerek, (bu tarz, olay yeri muhabiriymiş de canlı aktarırmış gibi yazanlara hastayım) jandarma karakoluna yürümüşler ve halk da onlara katılmıştır. bu olay büyüyünce rize isyanı kabul edilmiş ve hamidiye zırhlısı rize’yi top atışlarıyla tehdit etmiştir. bundan dolayı rizeliler “atma hamidiye din kardeşiyiz.”demişler ve bu söz rize’de darbımesel olmuştur."

bulabildiğim tek tarih; http://forum.memurlar.net/konu/1190780/ kaynak gene hak getire. "12 aralık 1925; yer türkiye... türk milleti kendi deniz kuvvetleri tarafından bombalanıyor... hamidiye zırhlısı rize'yi bombalıyor..."

bir forumdan atışma kısmı sayesinde tek kaynak kitap adını öğreniyorum; " mustafa kemal'in gerçek yüzünü anlatan eseri öneririm sana kardeş dr.rıza nur-hayatım ve hatıralarım" buna cevap, kaynağın pek sağlam olmadığı hissini yarattı bende; "rıza nur gibi savaşta akli dengesini kaybetmiş insanların,bilimsellikten ve tarihi gerçeklerden uzak safsatalarını okuyup inanırsanız böle sorularda sorulur.yok böyle bir olay varsa bu olay ile ilgili belge kanıt nerde var bize kaynak göster lütfen... "

bu da en komiği, bilginin deforme oluşuna ibretlik bir paylaşım, "hamidiye ordusu" ne lan? ... *http://parksesleri.wordpress.com/page/2/ . " devletin halkını bombalaması ilk kez karşılaşılan bir durum değil. bu devletin kuruluş serüveni zaten halkını bombalamakla başladı. şapkanın halka dayatıldığı günlerde, ne oluyoruz diye tedirgin olup ayaklanan rize halkını karadeniz kıyılarında hamidiye ordusu bombaladı."*

2- odatv okur yorumu. rumuz; nhizal. http://www.odatv.com/…glu-bakin-ne-yapti-2208101200

"efendim potamyada devrimlere karşı bir öfke var,şapkada giymeyiz devlete vergi vermeyiz diye ayaklanıyorlar.güvenlik güçleri ne yaparsa yapsın bu küçük bölge yatışmıyor,devlete kafa tutuyorar.durum ankaraya,atatürk e bildiriliyor.atatürk hamidiye zırhlısını oraya gönderin diyor.hamidiye potamya açıklarına demir atıyor ve başlıyor kurusıkıyla bombalamaya.potamyalılar bakıyorlarki durum ciddi,üç kuruşluk akıllarıyla devlete meydan okunmayacağının bilincine nihayet varıyorlar ve hepbirlikte sahile inip bağırıyorlar.-atma hamidiye atma ,şapkada giyeceğüz,vergide vereceğüz.şımarıklık genetikmiş demekki.eh 12 eylül ve gelecek seçimle hamidiye akp açıklarında demir atınca bakalım ne diyecekler?

http://cevaplar.mynet.com/…imana-tutturmustur/80795 "insnaın gülesi geliyor..ben doğma büyüme potomyalıyım yaşım 40.. palavra hikayenini palavra olduğu hemen anlaşılıyor..potomya sahilleri potomya şimdiki ismiyle güneysu denizden 15 km içerdedir ..sahilleri nasıl oluyor anlamadım.atarken biraz desturlu atın veya size cevap verecek iğmsenini olmadığından emin olduğunuzda sallayınki foyanız ortaya çıkmasın. "

aynı siteden: ucundan azıcık korkutmuşuz, bugünün tayyip'i o korkunun eseri havasında. yazı özgün mü, emin çölaşanımsı bir yazardan arak mı bilemedim, üslubu var sonuçta.
*"siz potomya'yı bilir misiniz?
nereden bileceksiniz karadeniz'in bu şirin kasabasını..
ama karadenizliler iyi bilir, potomya'yı ve öyküsünü..

biri var ki; o potomya'yı herkesten daha iyi bilirdi: mustafa kemal atatürk.

cumhuriyetin ilk yılları.. devrimler peşi sıra geliyor, şapka devrimi henüz uygulamaya konmuş...
hilafetçiler durumdan rahatsız. derken şeyh sait doğuda hilafet kisvesi altında bilinen kürt isyanını başlatıyor.
vatan toprağının hiç bir köşesinden destek bulamazken, potomya'da bir sivri zekalı, halkı örgütleyip " hilafet isterük" diye şeyh sait isyanına destek veriyor.

atatürk, önceleri bunları ciddiye almıyor. ancak "cumhuriyet istemezük,devrimleri tanımazük" diye sesleri yükselmeye başlayınca duruma el koymak mecburiyeti doğuyor. donanmanın " hamidiye" gemisi potomya sahillerine gönderiliyor.

hamidiye, potomya'yı kuru-sıkı bombalamaya başlayınca isyancı halk çil yavrusu gibi kaçışmaya başlıyor..
hamidiye susmuyor.. taa ki potomya'lılar sahilde saf tutarak hamidiye gemisine secde edip hep bir ağızdan;
"atma hamidiye atma... şapka da giyeceğum, vergi da vereceğum " diyene kadar.
potomya neresidir, bilir misiniz? rizenin şirin bir ilçesi.. bugünkü adıyla; güneysu kazası.
güneysu neresidir bilir misiniz? recep' in köyü.. şimdi de "recep kimdir?" diye sormayınız lütfen..."*
bu metin düzgün türkçesi ve anlatımı ile taktire şayan ama içerik biraz hayali gibi.
sonuç: tarihçi diliyle yazılmış bir metin yok ortada, bildiğin söylence dili.
sözlük tarihçilerinin konuya el atmasını ümit ederek nokta.

devamını okuyayım »
22.03.2012 10:23