naaaan

  • 136
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

kötülük gördüğü kişiden intikam almayan insan

insanın inanca duyduğu ihtiyacın ölümsüzlük arayışıyla ilgili olmasının yanı sıra adelet arayışıyla da alakalı olduğuna şahit oluyorum son zamanlarda. kırılması en zor yerinden kırılmış olanlar ‘a da let is ti yo rum’ diye haykırıyorlar. bu noktada adalet arayışıyla kısas arasında çok nazik bir çizgi beliriyor.

eğer içinin yangınıyla yansın istiyorsan seni yakanlar, bu kısas oluyor ve karanlık tarafa geçiyorsun. karanlık taraf içinin yangınını söndürmüyor. öfkeyle fitilini ateşlediğin yangın işe yine seni yakmakla başlıyor.

budizmdeki dharma kavramı; evrenin düzenini ve ruhsal gelişimi sağlayan kozmik doğa yasaları olarak geçer. doğana ve doğayla uyumlu davranışlarda bulunuyorsan eğer dharma’dasındır. dharma’nın dışına çıkınca karmalar oluşturursun. karma ‘kader’ değil ‘eylem’ demektir. her eylemin bir sonucu vardır. iyi davranışlar da karmalar oluşturur, kötüler de. kötü günlerden geçiyorsan eğer, geçmişteki eylemlerinin bedelini ödüyorsun demektir. hüzün ektiğin tarladan gözyaşı biçmektesin. hüznü ne zaman hangi toprağa ektin hatırlamıyor olabilirsin. fakat bu karmanı kendin yarattığı gerçeğini değiştirmez.

adaleti bedel ödeme beklentisi ile arayanlar bu farkındalığı hiç yaşamayıp aynı döngünün içinde (ki buna da budizm de samsara denir) savrulup dururlar. temelde anlaşılması gereken şey yaşanan olayların kendi eylemlerimizin sonucu olduğudur. ve bedel ödeme beklentisi bir adalet arayışı değil kötücül bir tutkudur. bu da yine ve yeniden kötü bir karma oluşturur.

adalet ise serbest bırakmaktan geçiyor zihnindeki zararlı şey-leri bana kalırsa. “kötülüğünden vazgeçebilene insan diyelim “ diyor agah aydın bir söyleşisinde. insan olmaya koşul gösteriyor kötülüğünden vazgeçmeyi. bu da aslında kötü olduğun kabulü önkoşuluyla mümkün oluyor. kötü karanlık bir tarafım var ve şu an hissettiğim acının benim dışımda kimseyle alakası yok diyebilmekten geçiyor acıdan kurtulmanın yolu.

aynı konuşmayı “senin iyiliğin senin olsun kötülüğünden vazgeç yeter” diye bitiriyor agah aydın. benim ise ruhum aydınlanıyor.

devamını okuyayım »