nahgalip sahsiyet

  • 4891
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

20 aralık 2013 muharrem ince'nin bütçe konuşması

"sayın başkan, sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

bu mecliste akp hükümetlerinin yaptığı 12. bütçeyi görüşüyoruz. katrilyonlar, milyonlar, yatırımlar, paralar, oranlar, kıyasalamalar, hepsi konuşuluyor. ama burada insan yok, vicdan yok, derde derman yok. bu bütçede insanlık yok, saydamlık yok, hesap verebilirlik yok, geleceğe dair bir umut yok, ve insanımıza mutluluk yok.

bu ülkede naylon çadırda yatan çocuklar var. evladının mezarına kıvrılıp yatan babalar var. evlat acısına dayanamayıp ölen analar var. sokaklarda sopalarla dövülüp öldürülen, gözleri çıkarılan gençler var. bu ülkede kendi ülkesinin gençlerine vicdanlı davranmayıp başka ülkelerin gençlerine çıkar gözyaşı döken başbakan var. canım seramikler deyip canım çocuklar diyemeyen bir başbakanımız var. 12 yılda ne yazık ki yüreğimizdeki iç mahkemeyi kaybedip, özel yetkili mahkemlerde gizli ama tanıdık tanıklara, sahte belgelere, sahte rakamlara, sahte başarılara sarılan bir iktidar oldunuz. tomanız elektrikli, başbakanınız öfkeli, bakanlarınız şaibeli. toma suyunuz jenix'li, sporunuz dopingli, danışmanınız joleli, televizyonlarınız penguenli, gazeteleriniz yalanlı, dış politikanız kavgalı, enerjiniz bağlı, valiniz artemalı, bakanınız kınalı, mahkumunlarınız çelik kasalı, polisiniz peruklu, hakiminiz uykulu, düzeniniz korkulu, sağlığınız paralı, eğitiminiz sıfırlı, sınavlarınız kopyalı, ihaleleriniz fesatlı, adaletiniz çiftes standartlı.

başbakanınız her kürsüye çıktığında bağırıyor, "yol yaptık" diyor. "deprem vergilerini ne yaptın?" diyoruz; "yol yaptık" diyor. "milyonlarca dolar borç aldın, ne yaptın?" diyoruz; yol yaptık diyor. "50 milyar dolar özelleştirme yaptın, nerede paralar?" diyoruz; yol yaptık diyor. meğer siz sadece karayolu yapmamışsınız. meğer siz ne yollar biliyormuşsunuz. sayıştay'a yol yapmışsınız. devletin hazinesine yol yapmışsınız. toki'ye, vatandaşın elektrik parasına, sağlık parasına, maliyenin vergisine, halkın sağlığına ne yollar yapmışsınız da bizim haberimiz yokmuş. memleketi yangın yerine çevirdiniz. çağının tanığı olan gazetecileri, sanatçıları, bilim insanlarını, aydınları çağının sanığı yaptınız. anneleri cezaevlerinin önünde nöbetçi yaptınız, evlat acısına dayanamayan yürek sahibi yaptınız. yetmez ama evetçileri bile yetti gayrı yaptırdınız. bakanların özgül ağırlıklarını sıfırladınız. "kayınpeder enişte çok para var bu işte" manşetlerini siz attırdınız. dünya lideriyiz dediniz, ne idamı engelleyebildiniz, ne de 90 liderin gittiği mandela'nın cenazesine gidebildiniz. iş ve meslek danışmanlığı icat ettiniz, onları da işsiz bıraktınız. engellileri bile adam yerine koydum diyecek kadar pervasızlaştınız. muhalefeti iç düşman, gazeteciyi vatan haini, demokratik yarışı savaş zannettiniz. gezi olaylarında talimatı ben verdim diyorsunuz da uludere'de talimatı kim verdi bir türlü söyleyemediniz. bu ülkenin sorunu özgürlük talep eden, demokrasi talep eden geziciler değil, arkasında siyasi güç olan yeyicilerdir. siz bu memleketi insani gelişmişlikte 85.'likten 92.'liğe gerilettiniz. kadın-erkek eşitliğinde 71.'likten 77.'liğe gerilettiniz. toplumsal cinsiyet uçurumu endeksinde 105'ten 135'e, basın özgülürğünde 99'luktan 154.'lüğe, kişi başına gelirde 57.'ikten 63.'lüğe gerilettiniz. bunlar yetmezmiş gibi bir de üstüne üstük tehdit ettiniz. %50'yi evde zor tutuyorum dediniz. konuşursam kıyamet kopar dediniz. açıklarsam yer yerinden oynar dediniz. taraf olmayan bertaraf olur dediniz. milyonları evde zor tutuyorum dediniz, işte burada çok haklıymışsınız, gerçekten milyonları evde tutuyormuşsunuz.

ağacı seven gitsin ormanda yaşasın diye haykırmanıza rağmen kentlerin silüetlerini bozana ancak küsebildiniz. polis rejmin teminatıdır dediniz, demokrasinin bekçisidir dediniz. polise destan yazdırdınız, polise ikramiye verdiniz, polis durduk yere kimseyi gözaltına almaz dediniz, şimdi n'oldu da polise çet ediyorsunuz? ağacın yeşilini savunan çocuklarmız ölürken, gözlerini kaybederken, emniyet müdürünü görevden almadınız da, doların yeşiliyle meşgul olan çocuklar gözaltına alındığında emniyet müdürünü neden gözaltına aldınız? esnafın yazar kasasını dilinize dolamıştınız, para sayma makinasını, çelik kasaları neden konuşmuyorsunuz? kendiniz için hayırlı girişimci evlat; fakir fukaraya kindar ve dindar evlat öğüdünü verdiniz. can havliyle olsa, camiye ayakkabıyla girene iftira attınız, ama camiye cebindeki haram parayla girilmeyeceğini söylemediniz. yıllarca hem müslüman hem laik olunmaz dediniz, ama hiçbir zaman hem müslüman hem rüşvetçi olunmaz diyemediniz. valimi yedirtmem, bakanımı yedirtmem, müsteşarımı yedirtemem.. doğru yedirtmediniz, ama yetimin hakkını yedirttiniz. asgari ücretle çalışan başı açık bacımın da, sigortalı çalışan başı kapalı bacımın da hakkını haramzadelere yedirttiniz. letonya'da çatı çöktü diye başbakan istifa ederken türkiye'nin çivisi çıkmış, kimsenin aldırdığı yok.

sizin üzerinizde ah var ah, beddua var sizin üzerinizde. sizin üzerinizde açlıktan ölen kübra bebeğin ahı var. ataması yapılamayan öğretmenlerin ahı var. uludere'de bombalanan çocukların ahı var. ergenekonun kasası dediniz, cenazesini belediye kaldırdı; kuddusi okkır'ın ahı var. onuru için intihar eden yarbay ali tatar'ın ahı var, türkan saylan'ın ahı var, van 100. yıl üniversitesi genel sekreterinin ahı var. bu ülkeyi kuran iki ayyaş dediğiniz atatürk'ün, ismet inönü'nün ahı var. eskişehir'de sokak ortasında dövülerek öldülrülen ali ismail korkmaz'in, abdullah cömert'in ahı var. kurttuğunuz derelerin ahı var. kestiğiniz ağaçların, yuvalarını bozduğunuz kuşların ahı var. hes'lere karşı direndiği için yargılanan leyla'nın ahı var.

türkiye rüşvetle, yolsuzluklarla, para sayma makinalarıyla, çelik kasalarla, ayakkabı kutularıyla çalkalanırken içinizden bir vicdan sahibi çıkıp da "burada yalan var, burada talan var, burada hırsızlık var" diyemedi. her şey faiz lobisiydi, siz de "her şey caiz lobisi"nin üyesi oldunuz. ve bunları hamdolsun diyerek kapatmak istediniz. ben hamdolsun demiyorum, haram olsun diyorum! haram olsun! haram olsun! o savcılara buradan sesleniyorum. sen kim oluyorsun da meclise bilgi ve belge gönderiyorsun, kim uyutuyorsun savcı? sen meclise bilgi ve belge değil, fezleke göndereceksin. buraya o fezlekeler gelecek. 89 saat geçti, olayın üzerinden 89 saat geçti, nerede fezlekeler? o bakanların fezleklelerinin buraya gelmesi lazım. başbakana bu bütçe ile harcama yetkisi veriyoruz. yani bu fakir milletin vergilerini, gelirlerini harcama yetkisi veriyoruz. başbakan nerede? utanıyor mu cesareti mi yok? neden buraya gelemiyor? neden burada hesap veremiyor? başbakan her gün döviz rezervi hesaplıyordu, kutulardaki dövizler buna dahil mi değil mi? bunu bir kere daha açıklasın.

adnan menderes'i, merhum menderes'i dilinizden düşürmüyorsunuz. menderes diyor ki çocuklarına, "ticaret yapamazsın, benim adımı satamazsın". siz adnan menderes'in tırnağı olamazsınız. siz bunların hiçbirini yapmazsınız. doğru , sana öğretmişler imam haitp'te, haram paraya elinle dokunma, makineyle say diye öğrettiler herhalde öyle mi? öyle mi öğrettiler sana? haram helal kul hakkı, bunlar haram, bunları öğretmediler mi sana? bunları nerede okudun sen? bu bilgileri nerede okudun?

çok teşekkür ediyorum. hepinize saygılarmı sunuyorum."

devamını okuyayım »
20.12.2013 22:46