ne dedin sen cat

  • 171
  • 9
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

panik atak

buyuk bir siddet travmasi sonrasi tanistigim ve 10 yildir da muzdaribi oldugum bu hastalik icin rerero diyen doktor adayi azmopa insanliktan nasibini almadigi icin yorum yapmak istemiyorum lakin umarim birgun hastalarindan biri tarafindan diplomasi munasip biryerlerine monte edilmez. zira bu zihniyetle hasta-doktor iliskisini saglikli kuramayacagi ortada.

gelelim panik atakli guzel insanlara bir nebze yardimim dokunabilmesi umidiyle benim bu hastalikla yasamayi nasil ogrendigime. ilk 6 ay ataklarim bir saatten uzun surebiliyordu ve ancak diazem gibi guclu bir sakinlestirici igneyle yatisabiliyordum. kisiden kisiye degisiklik gosterse de ataklarim soyle basliyordu: hizli kalp carpintisi (normalde de tasikardisi olan biri icin oldukca korkutucu bir giris) cene titremesi, el yuz uyusmasi, sonrasinda hizla gelen nefes darligi ve nefes alamiyorum hali sonuc olarak vucuda bir anda pompalanan devasa bir adrenalin bombasi. ben bu ataklarda genelin aksine olmekten ziyade delirmekten korkuyordum, cunku atak hic bitmeyecek ve sonsuza kadar surecek ben bu sirada aklimi kaciracagim diyordum. nitekim aklinizi kontrol edemiyorsunuz atak sirasinda ve dolayisiyla vucudunuz da sizi pek dinlemiyor. fakat zaman icinde dogru doktor-ilac tedavisiyle bu illetle yasamayi, hatta atak gelmeden def etmeyi, diyelim ki kovamadiniz kontrollu bir bicimde atagi kendi kendinize atlatmayi ogreniyorsunuz. buradaki en onemli nokta dogru doktoru ve dolayisiyla dogru ilaci bulabilmek. ilac tedavisinin yaninda sozlu telkin (terapi) de ataga sebep olan kaynak durtuyu bulmada yardimci oluyor. benim ki gibi cok bariz bir travma soz konusu degilse uzun vadeli bir terapi ataklarinizin kaynagini bulmada onemli rol oynayacaktir. fakat tekrar hatirlatmaliyim ki en onemli sey doktorunuzu dogru secmeniz ve o'na guvenmeniz. en ozelinizi actiginiz kendinizin bile farkinda olmadigi bilgilere erisebilecek (zihninizin karanlik yollari) birine kayitsiz sartsiz guvenmeniz gerekiyor. ilac tedavisinden korkmayin ve mutlaka duzenli kullanin. nasil ki disiniz agridiginda doktor disinizi iyilestirecek ilaci verdiginde gonul rahatligiyla kullaniyorsaniz, beyninizin de hastalabilecegini ve onun da ilaca ihtiyaci olabilecegini hatirlayin. ben 1 sene kadar fransiz lape hastanesi'nde tedavi gormustum o donem ve fiyatlari bu denli yuksek degildi. o nedenle guncel bir tavsiye veremiyorum maalesef. doktor-ilac-terapi sonrasinda bir sekilde bu hastalikla yasamayi ogreniyorsunuz. ben kendi yontemimi anlatacagim.

onemli not: herkes ataklar sirasinda ve sonrasinda farkli tecrubeler deneyimlediginden benim yontemlerim sizde ise yaramayabilir, ters tepebilir veya hic etki etmeyebilir. oncelikle hastaliginizi iyi tanimaniz gerekiyor. dogru kaynaklardan panik atagin ne oldugunu, hastaligin baslangic ve ilerleme duzeylerini arastirin. sizin icin atagi tetikleyenin ne oldugunu tespit etmeye calisin (terapi burada devreye giriyor). sonrasinda o durtuyu ortadan kaldirmak ya da kontrol altinda tutmak icin zihin egzersizleri yapin. (bu egzersizler icin mutlaka oncesinde doktorunuza danisin.)

travmasi sonrasi anksiyete bozuklugu + panik atak yasadigim icin hastaligin ilk 1 senesinde toplu tasima araclari kullanimi, kalabalik ortamlar, kapali ve dar alanlar, kalabalik saatlerde sokakta bulunmak en buyuk kabusum oluyordu. dolayisiyla hayatim ciddi anlamda etkileniyordu. universitede okudugum zaman dilimine tekabul ettiginden cokca dersi, finali kacirmisligim oldu. ilaclar 6 ayda etki etmeye basliyor, yani bu ilac bana fayda etmedi diyip ilaci kafaniza gore birakmamaniz gerekiyor. sonrasi daha fena, simdiden uyarayim. terapi destekli ilac tedavisi ataklarimin suresini oldukca azaltti. 1 seneden sonra o uzuuuun atak saatlerim 10-15 dakikaya kadar dustu. doktorum bana atak sirasinda hissettigim her seyin beynim tarafindan gercek sanildigini ve vucudumun buna gore tepki verdigini soylemisti. yani o anda olecegini ya da delirecegine o kadar derinden inaniyorsun ki beynin bunu gercek sanip vucudunu buna gore yonlendiriyor demisti. beynin telkinle kandirilabilir bir organ oldugunu hepimiz az cok biliyoruz artik. doktorun tavsiyesiyle beynimi kandirmak icin egzersizler yapmaya basladim ben de. atagin gelecegini hissettigim anlarda (zamanla bu hissi de kazaniyorsunuz) beynime bunun sahte birsey oldugunu, cok kisa bir surede gececegini telkin etmeye basladim. zart diye bu telkinler ise yaramadi tabi ama uzun vadede etkisi buyuk oldu. el ve dudak uyusmasi ataklarimin basrol oyuncusuydu dolayisiyla ellerimi acip kapatmaya basladim. bu ellerimde kan akisini hizlandirarak uyusma etkisini azaltti. dudaklarim icinse ruj surdukten sonra yapilan o hareket neyse onu yapmaya basladim. nefes alamiyorum panigi de ataklarimin basrol oyuncusuydu. bunun icin ilk akla gelen ve astim icin de doktorlarin tavsiye ettigi bir poset alip agziniza koyarak nefes alip vermeniz. siz nefes aldikca poset hareket edecek gorsel olarak beyniniz nefes alabildiginize ikna olacak. ben zamanla poset olayina usendigim icin sigara icmeye basladim. dumani icime cekebiliyordum ve duman geri cikiyordu, dolayisiyla nefes alisverisimde bir sikinti yoktu, hissettigimin aksine nefes alabiliyordum. bu yontemi doktoruma sordum, saglikli bulmadigini ama kendimi iyi hissetmemi sagliyorsa bu yontemi de kullanabilecegimi soyledi. sizin yine de posetten devam etmenizi oneririm. su icmek ataklar sirasinda bilmeyenlerin siklikla onerdigi birsey oluyor 'bi su ic kendine gel' mantigindan da kacinmanizi oneririm. cunku o sirada zaten olmekten korktugunuz icin sudan bogulma ihtimaliniz gibi birseyin aniden akliniza gelmesi atagin kotulesmesine sebep olabilir. derin nefes egzersizleri, meditasyon ve yoga da bana epey iyi geldi.

su siralar major depresyon tanisiyla tedavi gordugum halde panik atagimi kontrol altinda tutabiliyorum ve atak gecirmeden o anlari atlatabiliyorum. bu tabi 10 senenin sonunda mumkun olabiliyor. hala yilda 1-2 atak gecirebiliyorum ama sureleri kisa (en fazla 5 dakika) ve sonrasinda yarattigi bitkinlik ilk zamanlara gore cok cok daha az oluyor.

onemli olan hastaliginizdan kacmayin, reddettemeyin ve korkmayin. onun sizi yonetmesine izin vermeyin ve siz onu yonetin. bunu nasil yapacaginizi zamanla kendiniz de ogreneceksiniz. bu sizin seruveniniz, yolunuzu mutlaka ama mutlaka bulacaksiniz.

anksiyetesiz gunler dilerim.

devamını okuyayım »
02.09.2017 15:34