nervus opticus

  • delikanlı (443)
  • 751
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

cahit zarifoğlu

yasin okunan tütsü tüten çarşılardan
geçerdi babam
başında yağmur halkaları

anam yeşil hırkalar görürdü düşünde
daha ilk güzelliğinde
alnını iki dağın arasına germiş
bir devin göğsüne benzer
göğsünden dualar geçermiş

çarşılar ellerinde ekmek iğneleri
cami avlularına açılan
havuz sularına kapılan çocuklar
görmeden güneşin bütün renklerini
götürmezlerdi dükkândaki babalarına
ocaktan akan kaynar yemekleri
nenelerinin koyduğu avuç taslarına

başı ve yüreği şahbaz
kaleleri ağırlayan kadınların
süslerini kemerlerini
başlarını ağırlaştıran
ağır siyah şelâle saçlarını
tutunca gençleşirdi erkekler

sonra insan o ki denizde
küçük ve büyük nehirde
bedeni ıslatan afsunlu suda
önce niyet sonra yıkanırdı

zaman dert getirdi sulara
içinde eski balıkların yattığı kayalar
savaşan insanların elinde
ince yontulup taşındı balta mızrak şekline

anam kanları kuruyan
kavga ayıran bir kargı elinde
kara ocağın taşlarına
işaret koydu çocuklarını
belinde gezdiren babamın
beyaz yazılarla kazandığı adları

yüreği korkuyla kuvvetlendi babamın
unutup genç gelen günleri
zamanın sürerken çektiği günleri
çetin bilmecelerle
sürdü atını şehirlere

yün ören at güden kadınlar
ormanlara tepeden eğilen toprak evlerde
küçük pencereli karanlık dar odalarda
uzaktan uzayıp gelen kurt seslerinin
uzağa çekilip giden
ayazda donan gülmeler içinde
ormanlarda süt emziren anne
unuttu gittikçe uzayan çocuğunu

hep kaçarmış şehirlerin
demir dağlarına
uyuyunca toprak beşiğimde
sahipsiz kalan
ellerimden kayan aydınlık günlerim

(bkz: işaret çocukları)

devamını okuyayım »