nickolantesla

  • şeker abi (617)
  • 580
  • 1
  • 0
  • 0
  • dün

idlib operasyonu

aşağıdaki gerçeklere artık kimsenin gözlerini kapatmaması gerektiğini kafalara vura vura gösteren askeri operasyon:

1- genel olarak türkiye dış politikasının, özel olarak ise suriye politikasının tabutuna son çivi de çakılmıştır.
2- yıllardır suriye'de süregelen olay bir iç çatışma değil; uygur, çeçen, suudi, ürdün, afgan vb yabancı teröristlerin, abd-ingiltere-israil desteğiyle "suriyeli" görüntüsüyle suriyeli insanlara ve rejime karşı giriştikleri terörist bir işgal girişimidir.
3- arap baharı denilen, abd'nin soft power stratejisinin bir ürünü olarak suriye'de fitili ateşlenen bu işgal girişimi; mısır, libya ve diğer ülkelerdeki sonucu verememiştir.
4- sahada fiili olarak etkinlik ve söz hakkı rusya, iran, suriye, hizbullah cephesindedir.
5- çin; uygur türklerinin de yoğun olarak katıldığı idlib'deki terörist unsurlara karşı tavrını net bir şekilde suriye rejiminden yana kullanmış, silah yardımında bulunmuş, asker göndermeyi teklif etmiştir. bu bakımdan abd, ab, israil ve türkiye'nin karşı cephesinde saf tutmuştur.
6- abd; suriye politikasında türkiye'yi ilk süreçte öne sürüp destekler görünse de büyük bir tuzağın ve dönülmez bir bataklığın içine atmıştır. bugün suriye politikamız ya da abd'nin suriye politikası nedeniyle abd ile karşı karşıya geliyoruz.
7- türkiye; suriye politikası üzerinden abd ve rusya ile ayrışmış olmasına karşın her ikisiyle de yürümeye çalışmakta, bunu da son derece başarısız ve amatörce yapmaktadır. bu nedenle her iki cephenin de hem içinde hem de dışında yer almaktadır. zira rusya ile astana sürecinin içinde yer almasına karşın rusya-iran-suriye-hizbullah tarafından atılan adımlar, türkiye'nin suriye politikasıyla taban tabana zıtlık teşkil etmektedir. (en azından ilk andaki stratejisinden). aynı şekilde abd'nin suriye'de özellikle pyd üzerinden aldığı pozisyon da türkiye'nin suriye politikasıyla taban tabana zıtlık teşkil etmektedir. ne var ki bunlara karşın türkiye hem abd'ye yanaşmaya çalışmakta, hem de rusya ile kol kola girmeye çalışmaktadır. açık ki hükümet bunu, suriye politikasının yanlışlığından dönmek için zorunlu olarak yapmaktadır.
8- suriye'deki sürecin ilk anlarından itibaren çok keskin söylemler kullanan akp hükumeti, gelinen noktada manevra yapabilecek alan bulamamaktadır. zira siyaset; en sert sözleri en sonda söyleme sanatıdır bir bakıma ki gerektiğinde strateji ve yönelimin değiştirilmesi için açık kapı kalabilsin.
9- kabul edelim ya da etmeyelim; akp'nin bu yanlış politikası ile sınırlarımızda -en azından bir süre için- fiili bir kürt devleti olacaktır. bir süre için diyorum çünkü bunun; rusya'nın, rejimi ve suriye'yi kaybetmemek adına abd'ye verdiği bir taviz olduğunu düşünüyorum. bir süre için diyorum, çünkü abd'nin uzun süreli dostu olmaz, uzun süreli çıkarları olur ve kürtleri bu çıkarları için her an kurban edebilir.
10- suriye'de idlib kentinin de kelleci teröristlerden arındırılması halinde, daha önce temizlenen bölgelerde olduğu gibi buradan da kurtulan terörist unsurların ilk sızacakları yer türkiye olacaktır. bu bakımdan türkiye, uzun vadede cihatçı terörist unsurların savaş cephesine dönüşme riski ile karşı karşıyadır. rusya, abd ve komşu ülkelerle ilişkiler göz önüne alındığında bunun ne denli gerçekçi, kaşınabilir bir risk olduğu görülecektir.
11- rusya, suriye, iran, hizbullah gibi güçlerin suriye'deki savaşları meşru ve haklıdır. çünkü bir ülkenin toprağı alenen abd, ingiltere, israil, ab ülkeri, arap ülkeleri ve türkiye destekli unsurlarca işgal edilmek istenmiştir. her ülkenin, bu tür bir işgale karşı mücadele etme meşruiyeti, hakkı vardır. bakınız kurtuluş savaşı sürecine... bugün abd; akp'den hoşnut olmadığı için yabancı unsurları ülkemize sokup, suriye'de yaptığının aynısını türkiye'de yapsa, tavrınız ne olur? sakın kimse "ama esad diktatör" demesin. ülkedeki bir kesim için öyle olabilir, ama büyük bir kesim için bir lider. nasıl, çok tanıdık gelmiyor mu?
12- suriye'deki süreç her nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bu süreç, ilerleyen yıllarda türkiye'nin ciddi bir şekilde ortadoğu'daki yeni patlama alanı olması riskini artıracaktır. zira hükumet bütün bu süreç boyunca bu ülkenin tüm fay hatları, tüm çatışma noktaları ile uğraşıp durmuştur. örnek: etnik kimlik, örnek mezhep, örnek laik-muhafazakar, örnek kemalist-dinci.
14- genel olarak dış ve özel olarak suriye politikası sonucu türkiye, uluslararası toplumdan giderek tecrit olmaktadır.
15- türkiye, suriye ve diğer ortadoğu ülkelerindeki oyunda oyuncu olma ve imparatorluğu diriltme hayallerine kapılmışken (bkz: imparatorluk hayali kuranlar huzur bulamaz) ege'de adalarını kaybetmiş, akdeniz'de kıbrıs'ı kaybetmenin eşiğine gelmiştir.
16- akp hükumeti; suriye'deki cihatçı unsurları destekleyerek niyetli ya da niyetinden bağımsız olarak türkiye'de de radikal dinci örgütlerin güçlenmesi için bir zemin, ılımlı bir iklim yaratmıştır.
17- dış politika ve özel olarak ortadoğu/suriye politikası bu hükumetin kendi ayağına taş bağlayarak denize atlama operasyonu olmuştur. bütün bunlara bir de ülkedeki ekonomik gidişat, toplumsal bölünmüşlük, devlet kadrolarının tasfiyesi, devletin kurumsal varlığının sarsılması gibi realiteler eklenince... tek bir şey kalıyor söylenebilecek: `çok şükür kötü günleri geride bıraktık, şimdi sırada çok daha kötü günler var`.

devamını okuyayım »
05.09.2018 09:06