nihayet be

  • 293
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

stoacılık

stoa felsefesi denilince insanın aklına ilk olarak etik geliyor. bu normaldir, zira stoa felsefesinin üzerine en fazla eğildiği konu etiktir. ancak, stoacılar yalnızca etik meseleler hakkında kafa yormamışlardır, onların diğer alanlarda da söylediklerinin bilinmesi gerekir. meselâ stoacıların metafizik öğretileri son derece dikkât çekicidir. şöyle ki;

bilindiği gibi aristoteles var olanların nasıl var oldukları üzerine çokça kafa yormuş, bu mesele üzerine “meta ta pysika / metafizik” isimli bir başyapıt bırakmıştır geriye. onun bu mesele hakkında söylediği çok şey var, fakat meselemiz açısından sözlerini şöyle özetleyebiliriz: bir nesnenin var olabilmesi için madde, yapıcı, form ve amaç olması gerekir. bunlardan her biri var olanların nedenidir, bir tanesinin olmaması durumunda dahi var olan var olamaz. örneğin heykel sanatını ele alalım. ilk önce taş (madde) gerekir. sonra, taşı işleyecek bir heykeltıraş (yapıcı) olmalıdır. bu heykeltıraş, taşa biçim (form) kazandırmalıdır. en nihayetinde de heykeltıraşı heykel yapmak için taşı işlemeye iten bir hedef (amaç) olmalıdır. işte tüm bunlar, heykelin var olma nedenleridir. platon ise bunlara ek olarak bir örneğin de olması gerektiğini söyler ki bu da idea’dır. idea, var olanların ilkesidir, değişmez, bozulmaz ve yok olmaz örneğidir. platon, var olanların, bu idea’ların bayağı taklitleri olduğunu ileri sürer.

şimdi, stoacılar ise var olanların nedenleri bahsinde yalın düşünmek gerektiğini, sade bir genelleştirme yapılması lüzumunun olduğunu ileri sürer. onlara göre var olanların iki nedeni vardır, bunlar da madde ve yapıcı’dır. maddenin ne olduğu zaten bellidir, yapıcıya ise akıl / tanrı demektedirler. bu yapıcı gerek aristoteles’te gerekse platon’da da tanrıdır. stoacıların onlardan farkı şurada belirir: onlar formu, amacı ve idea’yı var olanların nedenleri olarak kabul etmezler. bu konuda seneca, epistulae morales’te şöyle bir şey söyler: zaman olmaksızın da var olmak mümkün olmaz, çünkü var olmak belli bir zamanda gerçekleşir. mekân olmaksızın da var olmak mümkün olmaz, çünkü var olmak belli bir yerde gerçekleşir. hareket için de aynısı söylenir. madem bir şey, sırf o şey olmadan var olan olamıyor diye neden olarak kabul ediliyor, bu durumda zamanın, mekânın ve hareketin de neden olarak kabul edilmesi gerekmez mi? form, amaç ve idea da zaman, mekân ve hareket gibidirler. bunlar var olanların nedenleri değil, aksine nedenin bir parçasıdır. nedenin parçası da neden değildir. o hâlde var olanların yalnızca iki nedeni vardır: madde ve tanrı.

şimdi, çoğunlukla etik gibi pratik meseleler üzerine kafa yoran stoacılardan derin bir metafizik alâka göstermeleri zaten beklenmez. ama bu, onların metafizik gibi son derece soyut ve teorik bir disiplin ile uğraşmadığı anlamına gelmeyeceği gibi bu disiplinle uğraşma kapasitesine sahip olmadıkları anlamına da gelmez. onlar, tıpkı sokrates gibi insanların iyi olma hedefine sahip olmaları ve bu hedefe adanmaları gerektiğini belirtir. yoksa, gördüğünüz gibi platon ve aristoteles gibi son derece yetkin metafizik teorisyenlerini eleştirebilecek donanıma sahiptirler.

devamını okuyayım »