nikim yok benim

  • 122
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

çocukken kardeşlere yapılan işkenceler

1988 senesinin ılık bir yaz akşamında bokunu çıkardım ben bu kardeşe işkence olayının. zaten son iki üç aydır sistematik olarak devam etmişim. çocukcağız tam rahat rahat uzanmışken abiliğimi kullanarak kalk bana bi bardak su getir demişim, kaleye geçirip çok sert penaltılar çekmişim, yanağına sıcak çay kaşığı değdirmişim filan. her abinin yaptığı ufak tefek şeyler...

ama 88 senesinin ılık bir yaz akşamında nasıl bi işkencecilik örneği gösteriyorum, aman ya rabbim! yavrucak inim inim inliyor zırıl zırıl ağlıyor da vicdanımda en ufak bi hareketlenme olmuyor. hatta bi yandan da bana engel olmaya çalışan annemle ağız dalaşına giriyorum:

- çocuğum niye yapıyorsun böyle şeyler? bak korkutuyosun bizi
+ ona niye kızmıyorsunuz anne? önce o başlattı!
- ama o..
+ bana onu savunma anne! taraf tutma, ben de senin bi oğlunum!

işte ertesi gün beni önce dayımlardan tavşan almaya gitme bahanesiyle hastaneye, öksürüğüm için öksürük doktoruna gidiyoruz bahanesiyle de en nihayetinde bi psikiyatriste götürdüler. psikiyatrist olacak yavşakla birlik olup, benim aslında bi kardeşim olmadığına inandırmaya çalıştılarsa da, sandıkları kadar saf olmadığımdan inanmadım. nasıl yok amnakoyim? her gün kaleye geçirip 30 penaltı çektiğim velet nasıl yok? yok kardeşsizlikten kendime böyle birini uydurmuşum, yok çok çocuklu ailelere özenmişim, yok içimdeki yaramaz çocuğu bu şekilde yansıtıyormuşum, yok boş kaleye şut çekiyormuşum, yok kendime su getirme emirleri verip yine kendim getiriyormuşum... türlü türlü yalanlar, dalavereler!

ben bu kardeşi bi iki hafta daha kaleye geçirdim, hedef tahtası yapıp suratına hortumla çiğnenmiş kağıt üfürdüm, ağaca zorla tırmandırıp elma koparttırdım filan... sonra zaten ilkokula başladım, bi daha da görmedim elemanı. ne kadar korkmuşsa kaçmış gitmiş. gidecek tabi, en küçük çocuk olma lüksünü yedirirler mi adama?

devamını okuyayım »