obiter dictum

  • 192
  • 4
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

halil inalcık

siyasi duruşu konusunda kürşat bumin diken'de eleştirel bir yazı yayımlamıştır.

yazıda aslında inalcık konusunda çoğu kişinin zaman zaman aklına gelen şöyle noktalar var:

--- alıntı ---

...
inalcık’ın ‘siyasal’ diyebileceğimiz kanaatlari hakkında az biraz fikrim olsa da söz konusu törende yaptığı konuşma beni gerçekten şaşırtmıştı. büyük tarihçi inalcık ile şimdi bir bölümünü aktaracağım konuşmayı yapan inalcık aynı kişi miydi?
...
sözünü ettiğim yazı yayınlanınca bir okurum şaşkınlıkla izlediğimiz bu durumun ‘belge merkezli biçimsel bir tür’ olduğunu belirtiyor ve devamla inalcık’tan tarihe bakış söz konusu olduğunda, adlarını sıraladığı büyük tarihçilerin sahip olduğu özellikleri özümsemiş bir analiz beklemenin yanlış olduğunu söylüyordu.

konunun bu çerçevede ve inalcık’tan bağımsız olarak düşünülmesi gerektiğine karar vermiştim. demek ki alanlarında çok başarılı dünyaca ünlü bilim adamlarımızın önemli bir bölümü sıra geniş anlamıyla ‘politik’ meselelere ilişkin değerlendirmelere gelince hızla irtifa kaybediyorlardı.

inalcık, eğer ‘doğa bilimleri’ ya da ‘formel bilimler’ olara nitelenen bilim alanlarından birisinde kendisini ispatlamış birisi olsa neyse…

ama karşımızdaki kişi ‘tarih’ gibi ‘laboratuvar’ işi olmayan bir alanın ‘otoritesi’ ise durum çok daha düşündürücü oluyordu.
...
--- alıntı ---

ne var ki yazı, belki de yayınlandığı platformun zorunlu bir sonucu olarak, değinmeye çalıştığı konunun kıyısından köşesinden dolanmakla yetiniyor. benim gibi inalcık hakkında bu tür şeyleri zaten düşünmüş kişiler dışında birileri bu yazıyı okuduğunda, sorunun tam olarak ne olduğunu anlaması pek mümkün değil. yani mesele inalcık'ın bazı siyasi konularda kürşat bumin gibi düşünmemesi mi? yazıyı okuyan kişi, inalcık'ın yazıda alıntılanan bazı görüşlerine tamamen katılıyorsa, bu yazının muhatabı olmaktan otomatik olarak çıkmak zorunda mı?

devamını okuyayım »
04.10.2016 23:39