objet petit a

  • 1248
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

evlenmek vs aynı evde yaşamak

aileden, çevreden, toplumsal yapıdan gelen zorlamaları (dışarıdan gelen baskıların tümünü) paranteze alıp düşününce geriye kalan bir şeyler yine var ki bu da kişinin kendiyle ilgili. evlilik kararı sembolik bir anlamı getiriyor beraberinde. bir karar verme, verilen kararın direkt olarak toplumu ilgilendirmesi, nikah töreninin ve evlilik cüzdanının bağlayıcı statüsünü falan düşününce bu karar oldukça edimsel bir şey. aynı evde yaşamakla evlilik arasında fark var bence ve evlilik ikincisinden daha fazla bir şey. iyidir ya da kötüdür diyemiyorum, fazladır ama.

nüfüs cüzdanı yerine evlilik cüzdanı geçebiliyor diye biliyorum ve pek çok yerde (eşlere uygulanan indirimli tarifeler, eş olarak başvurulan yerler..) aranan da bir şey. evliliğin sembolik ağırlığı kendini hissettiriyor ve bu açıdan da başta paranteze aldığım şeyi yeniden dışarı çıkarmam gerekiyor. kişiye dair bir şey söylemesi ise hala önemini koruyor. kişi bu yapıya dahil olmak istiyor mu istemiyor mu sorusu ile açılan ve verilen cevaplara göre bambaşka yerlere kadar uzanabilen kişisel bir izlek bu.

aşk bittiğinde aynı evde yaşayan erkek ve kadının aralarındaki her şey bitmiş oluyor. sürdürülebilir, -mış gibi davranıabilmek mümkün gibi görünse de aşıklar cemaatini birarada tutan bağ kendilerine özeldir ve özelliğini yitirince dağılma gelir er ya da geç.

evlilik ise dışarıdan zorlayıcılığı olan bir bağ; cemaat gibi yeraltı bir özellik yerine cami gibi görünür bir şey. herkes seçebilir bir kiliseyi ya da camiyi ama cemaat sadece müritlere açıktır. dışarıdan da belli olsun isteyen, adı konulsun isteyen, yerini bulmak isteyen, "bu benim karım/kocam" demek isteyen -hafifsememeli bunun etkilerini- evliliğe yöneliyor. bağ olsun istiyor ve bu bağ toplum tarafından tanınsın istiyor.

kendimi düşünüyorum mesela; aynı evde yaşamaktan evliliğe geçiş ya da evliliği kendi başına değerlendirmek imkansız geliyor. atılması gereken bir adım olduğu için söylemiyorum. evlilik yasasının zorlayıcılığına karşı bir dirençten bahsediyorum. her yasadaki kadar şiddetli bir yasa bu da ve hepsi gibi dirençler geliştiriyoruz o yasaya. üstelik bu yasayı içeriden aldık hepimiz; sembolik bir bağın ürünleriyiz, anne-babamızın. içeride köklenmiş olanı söküp atmak kolay bir şey değil ve başta söylediğim evlilik daha fazla bir şeydir kısmı da bu köklerden geliyor.

devamını okuyayım »
24.05.2015 21:22