objet petit a

  • 1248
  • 2
  • 2
  • 0
  • 3 gün önce

elle

(bkz: spoiler)
başından sonuna değin değişmeyen tek bir şey var bu filmde: inkar. nasıl ki oyun müptelası biri eline joysticki aldığı anda tv ekranındaki görüntülere yapışır ve gerçeklikten koparsa, filmdeki tüm karakterlerin yaşamı da gerçeklikten uzak oyun ekranı gibi. michelle karakterinin partide söylediği gibi: "eğlencemize bakalım." gerçekler bazen su yüzüne çıksa da bu kimseyi incitmez çünkü herkes and içmiş gibidir canının yanmamasına. görünürde can yakıcı bir sürü şey olsa da bunlar oyun ekranının sanallığını aşıp da karakterlerin içine nüfuz etmez. şatafat ve snobluk evreni.

ilk sahnede michelle'in bacağı kanadığında ve sonrasındaki araba kazasında yine bacağı kanadığında sanki kanayan kendi bacağı değilmişcesine umursamazca hareket ediyor oluşunun sizde yarattığı etki "ne kadar da güçlü/aşmış bir kadın"sa eğer, bunu bir daha düşünün derim çünkü o güçlülük imajıdır ki hislerin tamamen kuruyuşunu, apatiyi gizler.

sadece baş karakter de değil, filmdeki herkes inkar eder kendi gerçekliklerini. bence bu yüzden filmin öyküsünün içinde çokça yer almıştır ps oyununun kurgusu. yüzeydeki kurgu oyunu oynayanı, filmi izleyeni baştan çıkaracak kadar mükemmel olmalıdır ki kişiyi gerçekliğe döndüren "e bu ne şimdi!" hissi ortaya çıkmasın, sahtelik anlaşılmasın.

inkarın üzerinde kurulu ilişkiler evreninin sonunda cinayetin, ölümün, toplu ölümlerin, kaçışların, ölümcül kazaların gelmek zorunda oluşu da eşine almadovar filmlerinde de sıkça rastlamanın mümkün olduğu bir kader örgüsü. la piel que habito'yu andıran bir yanı var elle'in.

filmin sonunda michelle hala dimdik ayaktadır ve evinin duvarlarının rengini değiştirmekle uğraşır. ona birşey olmaz, etkilenmez, canı yanmaz çünkü on yaşında ölmüştür ruhu ve bu görüntü de vardır filmde: küçük bir kız çocuğu, vücudu yarı çıplak halde ve küllerle kaplı. o küçük kızın ekrandaki görüntüsüne denk gelen michelle için ondan sonrası sadece sapkınlığın apatik ve can sıkıntısına yazgılı evrenidir. bu haliyle de nymphomaniac'daki joe karakterini ve onun dişbudak ağacına (ash tree) duyduğu sevgiyi, canlılara karşı hissizliğini yeniden anımsattı bana elle.

(bkz: spoiler)

devamını okuyayım »
22.01.2017 02:22