odrade atreides

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (504)
  • 3243
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

kişinin kendisine kötü davranana yalakalık etmesi

şimdi burada anlatılmaya çalışılan asıl mesele şu:

kişinin, kendisine kaba, kötü davranan kişiye daha çok itaat etme, yalakalık yapma eğilimi göstermesi.

buradaki kötü'de bir nüans var. kötü derken habala hubala girişmekten bahsetmiyoruz. sert bir ses tonu, emreder gibi konuşma, gülümsemeyerek mekanik bir duruş sergileme, sesini birkaç perde yukarıdan çıkarma, mimik-jest kullanmama, kendinden emin bir şekilde talimat vererek kişiyi yönlendirme gibi, karşıdakini sinirlendirmeyen ama büyülenmişçesine itaat etmeye yönlendiren bir tavırdan bahsediyoruz. bu itaatin hemen ardından da, sanki kendisine dünyalar bağışlanmış gibi bir ezilme, kırılma, minnettar kalma var.

ömrü hayatımda gördüm ki, birine yumuşak yaklaşıp, nezaketle bir şey anlatmaya, tatlılıkla bir noktaya yönlendirmeye çalıştığınızda o kişide bir kışkırma oluyor. daha fazlasını arsızca istiyor. işi -farkında olmaksızın- neredeyse saygısızlığa vardırıyor. ya da en iyi ihtimalle hiç oralı olmuyor. sen bu nezaketi ona göstermeye mecburmuşsun gibi kabarıyor, artislik yapıyor. seni azarlamaya, sana akıl öğretmeye kadar vardırıyor işi.

şimdi burada enteresan bir şey çıkıyor. insanlar kendilerine hükmedilmesinden, mekanik-duygusuz bir şekilde kendisine sert çıkılmasından gizli bir zevk mi alıyor? insanın derinliklerinde her zaman itaat etmeye hazır bir köpek mi var? tatlı tatlı ezilmek onlarda bir huşu mu yaratıyor? saygı, neden görece şiddetle birlikte ortaya çıkıyor?

nezaketle, yumuşakça, karşındakini yüceltircesine yapılan bir bilgilendirme, yönlendirme; insanların içindeki gücü fark etmelerini sağlıyor ve bu güç onlara kısa bir anlığına da olsa iktidar hazzı yaşatıyor. bu hazzı akılla kontrol edemeyenler, havaya girip bunu davranışlarıyla hissettiriyor. karşısındakine direkt "ezilebilir, benden güçsüz, hakimiyetim altına alabileceğim" dürtüleriyle yaklaşıyor. belki bunun farkına bile varmıyor. bu da durumun, "insanın doğasında" olduğunu gösteriyor.

yukarıdaki "nüanslı" kötü tanımına göre; yolcuya kötü davranan minibüs şöförü, öğrenciye kötü davranan öğretmen, hastaya kötü davranan doktor, çalışanına kötü davranan patron, müşterisine kötü davranan satıcı vs. her zaman daha fazla saygı, itaat, teşekkür görüyor.

insanların içinde, bastırdıkları/bastırmak zorunda kaldıkları ama her okşayışta kafasını kaldırıp varlığını hissettiren bir diktatör var. ve bu diktatör, kendisinden daha güçlü bir diktatörle karşılaştığını hissettiğinde ona boyun eğme eğilimi gösteriyor.

konuyla ilgili uzun süredir devam eden gözlemlerim bu yönde. ali kırca?

devamını okuyayım »
20.07.2010 10:52