okunmaz adam

  • 1482
  • 126
  • 22
  • 1
  • bugün

güçlü olsalardı kadınlar erkekleri döver miydi

bakın size ilginç bir olay anlatayım.

fi tarihinde bu sözlükten bi kızla tanıştım. kız dediğime de bakmayın yani, 35 yaşında milf bi ablamız.

neyse, biz bununla biraz sohbet muhabbet ettik falan. abla da "artık evlenme yaşım geçti ama koca bulamıyorum," ruh haline saplanmış kalmış, çıkamıyor.

tabi bunu açık açık söylemiyor ve hala kendine pirrennsess muamelesi yapılmasını istiyor ama içten içe de zengin bi ailenin yakışıklı salak oğlunu artık ağına düşüremeyeceğini de biliyor. o yüzden de elindekiyle, yani benle, yani şu sözlükte bulabileceği en ezik, en luzır, en kekko, en maymunun götündeki solucan tıynetli adamla evlenmeye razı.

fakat acaba ben onla evlenir miyim? işte bu sorunun cevabını henüz bilmiyor.

peki beni nasıl ikna edecek?

işte bu noktada abla klasik kezban duruşundan taviz vermeye başladı. bi yere yemeğe gidiyoruz mesela... pelinsu ben hesabı ödemem, diyorum. çünkü cimri ve fakir bir adamım. ödemem yani. prensibim böyle. tamam aşkım ben öderim diyor.

taksiye binelim de eve gidelim diyor. pelinsu ben taksiye para vermem metrobüse binelim diyorum. peki aşkım metrobüse binelim diyor. ya da bazen çok sinirliyse, ay tamam ben veririm taksi parasını diyor, taksiyle gidiyoruz eve.

ya da mesela, evde yemek yapıp beni davet ediyor. gelirken bi şarap alır mısın diyor. pelinsu ben şaraba para vermem, su içelim diyorum. peki tamam ben alırım şarabı diyor.

yani, benimle evlenebilmek için her şeye evet diyor. böyle umutsuz bir vakaya dönüşmüş ablamız. peki neden? başta da söylediğim gibi yaşı 35 olmuş ve artık koca bulup pirrennsesss olamayacağını bildiği için gecikmeden evlenmek istiyor. bu yüzden karakterine tamamen ters de olsa, bütün hesapalrı ödüyor, bütün paraları ödüyor. hiç ağzını açmıyor.

neyse dostlar. bi akşam pelinsu'nun evinde yemek yedik, sohbet ettik, sevişmeye geçeceğiz. bu bana dedi ki, aşkım yaz geliyor, bu yaz beraber tatile gitsek, belki orada bi otele de bakarız düğünümüz için araştırma yaparız. mevsim bitmeden de düğünümüzü yaparız.

ben de dedim ki, pelinsu ben düğüne para vermem...

ooooov. sen misin bunu diyen! aman allahım! arkadaşlar size yemin ediyorum, kızın içinde canavar çıktı. pis cimri herif, bıktım senden. seninle evleneceğime ömür boyu kızı kurusu kalırım, zaten cimri erkeklerden tiksiniyorum, sana o kadar zor katlanıyorum ki, siktir git evimden falan derken, ben başımı eğip kapıya yöneldim, ayakkabılarımı giyip çıkıcam evden, dur lan diye bağırdı bu arkamdan. bu zamana kadar ödediğim paraların acısını çıkarmadan bi yere gidemezsin deyip beni bi dövmeye başladı. böyle bir dayağa dayak demek, o performansa ayıp olur arkadaşlar.

abla, yemek masasındaki kirli tabakları bavul çantasına doldurdup, beni o bavul çantayla dövdü arkadaşlar. kezbanların dirsekten büktüğü koluna takıp avm avm dolaştıkları kocaman bavul çantalar var ya, o çanta işe. onunla daya yedim. bir kezbandan dayak yemek nasıl olur diye merak ediyorsanız, zirve noktası budur. o kilolarca ağırlığındaki bavul çantayla ağzıma, yüzüme, burnuma, gözüme, götüme başıma , ayağıma bacağıma her yerime vurdu da vurdu, vurdu da vurdu. yere düştüm, yerde tekmeleyerek vurmaya devam etti. aralıksız bir saat dayak yedim.

şerefsiz pislik, pis cimri, kadına hesap ödeten adamdan koca mı olur, sen kimsin ki ben düğünümde seni koca diye yanımda gezdireyim köpek... neler demedi arkadaşlar, tekmeler tokatlar, hakaretler. ard arda. hayatımın dayağını yedim.

en sonunda nefes nefese kaldı, artık çantasını kaldırıp vuracka gücü kalmadı. şimdi siktir git evimden diye kovdu da sürüne sürüne kapıdan kaçtım otobüs durağına gidip bi otobüse binebildim de eve dönebildim.

bakın gençler, bi abiniz olarak sizi uyarıyorum. eğer paranız yoksa, cimriyseniz, fakirseniz, üstelik bir de benim gibi ezikseniz, luzırsanız, kekoysanız, maymunun götündeki solucansanız... ömrünüz dayak yemekle geçer. kadınlardan uzak durun.

devamını okuyayım »