orhangazi44

  • 135
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

fermi paradoksu

neden paradoks olduğu anlaşılacak olursa neyden bahsedildiği tam anlaşılacak paradokstur. bizim kadar gelişmiş canlıların var olması matematiksel olarak ihtimaller dairesinde mümkün olduğu gibi daha az ve daha çok gelişmiş canlıların olabilitesi de mümkündür. eğer varlarsa bize neden ulaşamadılar? eğer yoklarsa biz nasıl varız?

mesela galaksimizdeki diğer yıldızların çevresindeki veya güneş sistemimizdeki gezegenlerde, uydularında, çoğunlukla kesin olarak, bazıları da thminen belirlendiği üzere dünyadaki yaşam koşulları sağlanmaz iken sadece dünyanın içinde bulunduğu şartlarda yaşam olabiliyor. hem de öyle şartlar ki bunlar, yüzbinlerce sıcaklık farkına rağmen sadece çok küçük bir aralıkta ortaya çıkabiliyor. bunun gibi mesela insan gözü ışığın dalga boylarından çok çok küçük bir aralığı kırmızı-yeşil-mavi renkler şeklinde görebiliyor. bu da evrenimizin dev bir simülasyon olabilme ihtimalini gösteriyor. çünkü özenle oluşturulmuş ve kurulmuş bir sistem var. konunun biraz dışına çıktım ama bu düşüncelerle birlikte üzerine oturup epeyce düşündüğüm, insan beyninin de fiziksel olarak "kavrayamadığı", "teorik" olarak anladığı bir kavram olan "sonsuzluk" düşüncesini anlatmaya devam edeceğim.

evrende her şey nedensellik üzerinedir. yani her olayın bir tetikleyicisi var. aslında hepsinin de başı big bang'e kadar uzanıyor. küçük bir çocuk düşünün. "bu ne demek?" diye sorar. cevap verirsiniz. "peki o niye?" der. yine cevap verirsiniz. soruların ardı arkası kesilmez, çocuk yorulmadan sorar, siz de yorulmadan cevap verirseniz eninde sonunda iş big bang'e varacaktır. aslında bu da big bang'in de bir tetikleyicisinin olduğunu gösterir. "onun da bir tetikleyici nedeni var." demekki big bang'in tetikleyicisinin de bir tetikleyicisi var. işte yolumuz sonsuzluğa çıktı. işte bu sonsuz öyle birşeydir ki geçmişte de, gelecekte de o var. ve bu tetikleme mantığı şöyledir:
-sonsuz bir domino taşı topluluğu düşünün. arada bir boşluk olsa bile geçmiş tarafındaki milyonlarca domino taşının gelecek tarafındaki milyonlarca domino taşına olan etkisi ortadan kalkacak, ve sonsuz domino taşları sonsuz olma özelliğini kaybedecek, ve adeta bağı birden kopacak. birebir benzer değil ama tek boyutlu sayı doğrusunda bir sayı aralığını kaldırdığınızda aralarındaki sonsuz tane sayının kaybolması gibi... demek ki sonsuz, geçmiş ve gelecek ile bağlantısı koparılamayan bir güç olmalı ki "varlığı" şimdiye dek sürmüş olsun. çünkü eğer gücü bu şekilde olmasaydı geçmişde geçen sonsuz tetiklemeler zincirinde mutlaka bir müdahale olup akış bozulmalıydı. "varlık" herhangi bir anda var ise bu sonsuzda var olduğunu gösteriyor. (özet: geçmişinin sınırsız olması kanıtı big bang'e varan tetiklemeler zinciri ve öncesi. gelecekteki ise domino taşı etkisi.)

evrenimizde matematiksel kuralların işlediği aşikardır. bir taş bile yere düşerken en basitinden dünyadaki yer çekimi ivmesi çarpı zamanın karesi çarpımının yarısına bağlı olarak hızlanır. mesela 1 boyutlu hareket etmek için 2 boyutlu dünya ifade eden matrisler kullanılır. 2 boyutlu hareket için de 3 boyutlu matrisler kullanılır. aynı şekilde 3 boyutlu hareketin bilgisayar modellemesinde 4. boyut bilgileri içeren matrisler kullanılır. bu da gösteriyor ki 1. boyutun varlığı 2. boyutun varlığını ispatlar. 2. boyutunki de 3'ü. 3.ki de dördü...

velhasılı kelam sonsuz denen bir şey harbi harbi var. ve herşey sonsuzun gücünün etrafında adeta dönüyor. evrenin de temel prensplerinden biri bu değil mi? birşeylerin etrafında dönmek... biz de üzerimize vazife, oturup bunları düşünüyoruz.

bilimlerin babası matematiğe saygılarımla.

devamını okuyayım »