outre wanderlust

  • 450
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

jacques lacan

"lacan’ın en özgün yanı psikanaliz ile yapısalcı dilbilim arasında kurduğu ilişkidir. lacan’a göre dilbilim, psikanalizin temel sorgulama alanında yapısal olarak bulunan bir boşluğu doldurmaktadır. althusser bu konuda şöyle der: “lacan yeni bir bilim, yani dilbilim ortaya çıkarmamış olsaydı, gerçekleştirdiği kavramsallaştırma girişimini yapamayacağını itiraf edecekti.” dilbilim, zamansal açıdan psikanalizden sonra ortaya çıkmıştır. ancak psikanalizin temel sorunsalı, yalnızca dilbilim ile ilişkisinde netleşen temel sorunsaldır. yani yapısalcı dilbilim, psikanaliz için bir sistematikleşme imkanı tanımaktadır. lacan dilbilimcilerden, dilbilimin kurucusu ferdinand de saussure ve jokobson’dan etkilenmiştir. dilbilim anlayışı bakımından ise n. chomsky ile yakınlaşır. ayrıca yapısalcı levi strauss’tan etkilendiği de bilinir. lacan, r. descartes geleneğine karşıdır. bu karşı duruşun nedeni hem freud’çu hem de yapısalcı kökenlerinin sonucudur. lacan’a göre bilinçdışı simgelerden oluşur ve oidipus karmaşası da gerçek dünyanın bir karmaşası değil, simgesel bir karmaşadır. oidipus’ta gerçek bir babanın olması koşulu yoktur. yalnızca simgesel babanın işlevi yani “babanın adı” yeterlidir. kültürel baba konumun tüm anlamını veren aile söylemidir. ailenin kendi gerçekliği, simgeselin kendi otonom kuralları çerçevesinde anlamını kazanır. böylece simgesel düzen biyolojik ihtiyaçlara, onları kültürün düzeni içinde bir “talep” olarak ifade etmek için simgenin özerk düzenini sunarken, bu gerçekliğe de simgenin özerk kuralları çerçevesinde biçimini verir."

edit: basucu eserim olamaz, olmamali, benim degil, copy paste *.

devamını okuyayım »