pablo andres

  • 153
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

hdp yönetiminin istiklal marşı okumaması

iki ayrı başlık okudum, birisi esenler'de çekilen enteresan fotoğraf isimli başlık, diğeri de bu. bir grup çarşaflı kadının fotoğrafı çekilmiş ve bu kadınlarla ilgili yorumlar yapılmış.
ekşi sözlük'ün mümtaz yazarlarının sözlerinden aklımda kalanlar "çöp torbası" ve "bok". az önce okuduğum bu başlıktan aklımdan kalanlar: "hdp'lilerin anasını sikeyim", "orospu çocukları"...cımbızla seçmiş değilim, genel olarak yorumlar böyle.

yani senin gibi giyinmiyor, yani senin sevdiğin marşı okumuyor ve sevmiyorsa ilki çöp ve boktur, ikincisi terörist bir orospu çocuğudur. bunları yazan insanların gerçekten büyük bir öfkeyle klavyenin tuşlarını kırarak, ağızlarından salyalar saçarak, yerlerinde tepinerek bunları yazdıkları hissiyatını hep duyumsuyorum çünkü böylesine büyük bir öfke patlamasını gösteren galiz küfürler sakince yazılamaz diye düşünüyorum. açıkçası bunları yazanlardan korkuyorum, hoşlarına gitmeyen bir şey söylersem sanki bacağımdan kapacaklar gibi geliyor. buradaki gibi nefret kumkumaları umarım hayatıma hiç dâhil olmazlar.

gelelim meseleye, bir yurttaş yaşadığı ülkenin millî marşını beğenmek, benimsemek ve okumak zorunda değildir. çok basit ve sarih bir cümle. kimisi marşta yer alan dinî motifleri kimisi bir ırkın üstünlüğüne işaret eden ifadeleri beğenmeyebilir veya şiirin kendisini beğenmeyebilir. bu kadar basit.

avrupa millî marşlar, bayramlar vs ile din konusunda türkiye'ye göre olağanüstü özgür ve serbest bir yerdir. burada atıp tutanlar ne avrupa'yı bilirler ne de kendi ülkesinin tarihini bilirler. millî marşlar kutsal değildir, yurttaş olmanın bir ön koşulu da değildir. millî marşlar gökten melekler tarafından indirilmemiş veya anonim olarak oluşmamıştır, bir şâir tarafından şiir formunda yazılırlar( istisnaları olabilir incelemedim). pek çok devlet millî marşını, hattâ ülkesinin adını bile değiştirmiştir. avrupa'da bir yurttaş millî marşı da okumaz, kraliçeye de ağzına geleni söyler, devlet başkanına da terörist der, kiliseyi de yerin dibine sokar, açıkça ateizmi savunup tanrıya da her türlü lafı eder. neye dayanarak? en başta kişi hak ve hürriyetlerine. bu kadar basit ve açık. türkiye ise o batı ülkelerinden biri değildir, az gelişmiş bir 3. dünya ülkesidir. kof milliyetçilik ve din fanatizmi bu ülkelerin tipik özelliklerindendir.

bu başlıkta pek çok cahil seküler türk milliyetçisi tarafından cansiparâne bir şekilde savunulsa da istiklâl marşı türkî bir marş değil, şâirinden kaynaklı olarak şiirde islamî motifler ve ümmet mantığı ön planda. arûz ile yazılan şiirde bolca arapça kelime var. ne kelime seçimlerinde türkçe kökenli kelimeler konusunda bir duyarlık var ne de türkleri öne çıkarma gayreti. yani cumhuriyetin ulus devlet projesine, türk tarihi ve dili konusundaki tezlerine, türk devletinin belli dönemlerde ırkçılığa varan milliyetçi-laik ideolojisine tam anlamıyla uyan bir şiir değil. bu da ülkemize özgü çelişkilerden birisi.

kürtlerin istiklâl marşıyla derdinin ne olduğunu anlamak için kürtlere dair azıcık bilgi sahibi olmak ve birazcık da ferasetli bir insan evladı olmak yeterli. kürtlere cezaevlerinde, karakollarda en ağır ve acımasız işkenceler yapılarak istiklâl marşı gibi marşlar okutuldu. sen türksün, kürt diye bir şey yok, türkler üstündür, türkler şöyledir, böyledir denildi. bu zorbalık, bu faşizm okullarda, kışlalarda yıllarca devam etti. bu, kürtlerde süregelen bir toplumsal travmadır, türklerin marûz kaldıkları ağır milliyetçi endoktrinasyona bağlı olarak millî marş konusundaki sevgileri de ayrı bir psikotik durum.

ama ne hazindir ki o işkenceciler ölmemiş, burada torunlarının ruhunda yaşıyorlar ve o torunları klavyedeki tuşları kıra kıra kürtlere orospu çocuğu ve terörist diyerek vatanı kurtarıyorlar.

kitap tavsiyesi: benedict anderson, hayali cemaatler

devamını okuyayım »