painellarain

  • 472
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

zor bir ailede büyümek

susan forward ve craig buck'ın yazdığı orjinal adı toxic parents. -overcoming their hurtful legacy and reclaiming your life- olan kitap.

bu kitabın nasıl elime geçtiği ve ne kadar faydalı olabileceği ile ilgili daha kitabın yarısını okuyarak düşündüklerim.

her yetişkin ailesi ile sorunlar yaşıyor, bu sorunlar genellikle kontrol edilme üzerine olur. aileler çocuklarını oldukları gibi kabul edemez ve onları kendilerinin bir uzantısı olarak görür. bu bazen insanı bir çıkmaza götürecek hale gelebilir. bazen bu sorunun sebebini ailemiz olarak da göremeyiz. bazen sorunu hiç göremeyiz. çünkü kontrol ediliyor olmak, küçükken yaşanan/yaşatılan problemler ile şuan yaşadığımız hayat arasında bir bağlantı kuramayız.

bizler ailelerimizin mükemmel olduklarını düşünerek büyüdük. buna inanmak istersin ve çocukken başka bir şansın olmadığı için inanırsın. ailede gördüklerini normal olarak algılarsın ve o şekilde kabul edersin. çocuklarda sorgulama duygusu gelişmediği için bunları benimser ve daha sonra önüne çıkartacağı müthiş problemleri göremez.

var olan bir çatışma durumunda görebiliyorsun fakat öncesinde nasıl bu hale geldiğini açıklayacak bilgi ya da düşünme şekline sahip değilsin. mükemmel olduğunu sandığın bir dayanak olan ailen birden bire karşında senin mantığına aykırı ve tamamen yanlış düşüncelerle duruyor. bu bir tramva olacaktır mutlaka. şu zamana kadar öğrendiğin, bildiğin, insan ilişkileri üzerine olan düşüncelerinden tut kendi düşüncelerin sandıkların, kendi seçimin sandıkların, kendi iraden sandığın, kendi karakterin sandığın her şey bir anda yıkılabilir.

senin yerine başkası hayatını yaşıyor hissine kapıldığında kriz yaşanabilir. çünkü bütün o kurduğun mantık temeli yıkılmıştır. ve tüm hayat üzerinde paramparça bir halde duruyordur.

öncelikle bazı doğruları değiştirmek ve bunları sağlamlaştırmak için altta yatanları kaldırman, yıkman, yok etmen gerekiyor. bir yetişkinin bunu yapabilmesi çok zordur. sabır ister, ve sana yol gösterecek birisini istersin.

ben tam olarak ne yapacağımı şaşırmış, kafam şu zamana kadarkinden çok daha fazla karışmış, bir sinir krizi ve yıkım geçirmiş bir halde kendime bir yol arıyordum. şu zamana kadar bakış açımı, mantığımı, düşünme şeklimi eğitmiş ve eğitmeye çalışmakla hayatımı geçirmiş olsam bile bazen öyle bir şey karşımıza çıkıyor ki, ben de gerçekten tüm yollar kapanmış ve çıkmazda hissettim. işte bu genellikle aile ile ilgili oluyor. benim hep öyle oldu.. çünkü bizler atasözleri olsun, dini inançlarımız olsun, geleneklerimiz olsun hep "aileler haklıdır" ile büyüdük. her zaman onlardan farklı düşünmekten korktuk ve korkutulduk. eğer onların istemedikleri bir şey yapmaya kalkarsak da cezalandırılacağımıza, başımıza kötü şeyler geleceğine inandık. ve bu hislerin altında eziklik hissetmek yerine bunun doğru bir denge olduğuna inanmayı seçtik. yani ailelerimizin dediklerini, düşüncelerini, inançlarını sorgulamadan yüzde yüz doğru olarak aldık. ve mükemmel olduklarına inandık. işte ben bunun böyle olmadığını çok acı bir şekilde görebildim. ve hayatımda ilk kez sorgulama anına bu kadar aniden ve derinden girdim. işin içinden çıkamazdım ki internette bana yardımcı olacak bir şeyler aradım. buldum da.

kitaba başlama sebebim şafak nakajima bu yazıyı okuyan ve ortak sorunlar yaşayan insanların kendisini araştırmasını ve bulmalarını, en azından özgeçmişini ve yazılarını okumalarını isterim.

kendisi bana sorunlarımı anlattığım zaman yaklaşık bir saatlik konuşma içerisinde verdiği tavsiyeler, yol gösterimleri dışında bu kitabı okumamı ve birlikte tartışacağımızı söyledi. kitaba olan inancım daha kitaba başlamadan var olmuştu fakat kitabı okumaya başladım, yarıladım ve bıraktım. zira düşünecek çok fazla şey veriyor, aşırı yükleme yapmak istemedim zaten düşünmekten yorulmuş beynime. bana kattıkları, düşündürdükleri, beynimde kapalı kalmış kapıların ardındakileri göstermesi inanılmaz.

aileler ile sorun yaşarız. fakat bunun sorun olduğunu bile bilmeyiz. suçluluk duygusu hissederiz, çünkü bunu bizden hissetmemiz beklenir, ailelerimizi mutlu etmek için yaşarız onların onaylarını alamazsak asla mutlu olmayacağımıza inanırız. onlar gibi olmadığımız için kendimizi yer bitiririz. ya da sağlıklı bir ilişkimiz yoktur. alkolik ebeveynler ve bunların hayatımıza açtığı derin yaralar. kontrolcü aileler ve bunların açtığı yaralar.

bazı yaralar ne yazık ki çok uzun zaman kapanmıyor. senelerce onları sarmakla uğraşıyoruz. bu kitap bunun için bir yol gösterici oldu bana. aileleri iyileştirmek, düzeltmek, değiştirmek yerine; onları anlamak, benimsemek, kendini değiştirmek ve var olan rahatsız edici dengeyi değiştirip kendine sınırlar çizebilmek için yazılmış bir kitap.

bu konularda ne kadar sorunlu bir millet olduğumuz çok açık. kitapta kendine yol bulacağına emin olduğum bütün insanlara önerdim, buradan da yazıyorum sorunlarınız varsa, zor bir ailede büyüdüyseniz ve sorunlarınız yoksa bile ilerde hayatınızı etkileyecek derecede etkilerinin çıkacağını düşünüyorsanız, zaten eğer düşünmüyorsanız fakat ailelerinizle kötü anılarınız varsa bile bu kitabı okuyun. iyi gelecek.

kitabın arkası da şöyle:

her birimiz küçükken anne-babalarımızın içimize ektiği zihinsel ve duygusal tohumlarla büyüyoruz. kimi ailelerde bu tohumlar sevgi, saygı ve bağımsızlık kaynağı olurken, ne yazık ki birçok ailede tohumların arasında korku, yaptırım ve suçluluk duyguları da bulunuyor. bu tohumlar biz büyüdükçe filizleniyor ve yetişkinlik hayatımızda duygularımızı, davranışlarımızı, dolayısıyla başkalarıyla kurduğumuz ilişkileri etkiliyor. kitap, küçükken anne-babaları tarafından fiziksel, duygusal ya da cinsel tacize maruz bırakılan, korku ve suçluluk duygularıyla büyütülen ya da bakımları sağlanmayan yetişkinlere, hayatlarını yeniden kazanmanın kapılarını aralıyor.

çocukken anne veya babanızdan korkar mıydınız? anne veya babanıza karşı öfkenizi ifade etmekten çekinir misiniz? anne veya babanızla fikir ayrılığında olmak sizi endişelendirir mi? anne-babanız size hâlâ çocuk muamelesi yapıyorlar mı? birine çok yakın olduğunuzda canınızı yakacağını veya sizi terk edeceğini düşünür müsünüz? bu ve benzeri sorulara olumlu yanıt veren yetişkinler, kitapta anlatılan vakalar sayesinde onlara acı veren duygularıyla yüzleşecek ve önerilen çözüm yollarıyla hayatlarını bu duyguların olumsuz etkisinden arındırıp hasar gören özsaygı ve özgüvenlerini yeniden kazanacaklar.

dünyaca ünlü bir terapist olan susan forward’ın craig buck ile birlikte yıllar süren deneyimlerine dayanarak hazırladığı zor bir ailede büyümek, günlük hayatları, anne-babalarının geçmişte sergiledikleri yıkıcı davranışların etkisinde, hatta kontrolü altında olan yetişkin çocuklara yardım etmeyi amaçlıyor.

devamını okuyayım »
19.12.2013 00:03