paranoyak senarist

  • 382
  • 7
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

evde likör yapımı

son derece keyifli ve stres atmak için birebirdir evde likör yapmak.

bu gün kendimi likör yapaya adadım. dün annemin kurutmak için aldığı taze nanaleri görünce bi aydınlanma gelmişti, likör yapmaya karar vermiştim. * daha önce votka kullanarak vişne likörü yapmışlığım vardı, ama votkayla pahalıya patladığından dün koyuldum eczane eczane etil alkol aramaya. eczacı ablanın biri elindeki alkolle ilaç yapacağını, başka olmadığını söylediğinde hemen getirtmesini önerdim. bu güne getirtebileceğini söyledi, 2 lt sipariş verdim. yüzsüzlük edip daha fazla mı isteseydim acaba diye de düşünmedim değil. *

bu gün uyanır uyanmaz koyuldum eczanenin yoluna. tabi bi yandan da kafada tilkiler dönüyor, ne yapsam etsem de daha fazla alkol alabilsem derdindeyim, ama istediğim 2 litre alkol de henüz gelmemiş, eczacı abi öğleden sonra geleceğini söyleyince kös kös döndüm tabi eve. dönerken de annemin nanelerini rahat bırakayım diye nane aldım bolcana. 1 litre alkolle nane likörü, 1 litre alkolle de çilek likörü yapayım diye düşünüyordum, 3 kilo civarında da çilek alıp alkol gelene kadar ön hazırlıklara koyulup naneyi ayıklamaya başladım hemen.

hiç üşenmeden, elceğizlerimle ayıkladım naneleri tek tek, defalarca yıkadım ve suyu aktıktan sonra kurumaya bıraktım. nanelerim kururken tuttum yine eczanenin yolunu. eczanede başka müşteriler vardı, abla beni tanıyınca çaktırmadan beklememi söyledi. bekledim. müşteriler çıktıktan sonra;

ben: daha fazla alabilir miyim? 3 ya da 4 litre kadar.
eczacı abla: bakalım bi ne kadar var.
der ve gider depoya, seslenir içeriden;

e.a: 5 litre olur mu?
ben: olur olur. *

körün istediği bi göz hesabı oldu, abla bölmeye uğraşmayayım diye 5 litrelik bidonu olduğu gibi sattı bana. *

eve geldiğimde nanelerim iyice kurumuştu artık. nanelerim ölmeye başlamadan gereken baharatlarla birlikte bastım cam kavanoza, üzerine de 1 litre etil alkolümü döküp sıkıca kapatıp karanlıkta beklemeye bıraktım nane likörümü.

nane likörü beklemeye hazır olduktan sonra kahve sigara molası verip akabinde koyuldum çilek likörün hazırlıklarına. güzelce yıkadım, tek tek ayıkladım, ayıkladıktan sonra tekrar tek tek yıkadım, iri parçalar halinde kestim tek tek onca çileği. 'çilek var yıka ye' deseler bi tabak çileği yıkamaya üşenen ben, konu likör olunca 3 kilo çileği bıkmadan-usanmadan yıkadım, ayıkladım, doğradım. çileklerim de hazırdı artık ve çilek likörümü de yapıp karanlık bir köşeye kaldırıp beklemeye aldım.

gel-gör ki elimde yine bir sürü alkol kaldı. ne yapsam, ne etsem derken aklıma limoncello * yapmak geldi. indim hemen markete, aldım limonlarımı. soydum kabuklarını ince ince, doldurdum cam şişeye, bastım üzerine elimde kalan etil alkolü. ve linomcello da beklemeye hazırdı artık.

ama elimde hala biraz alkol kalmıştı. dedim bari onunla da kahve likörü yapayım. yine gittim hemen markete bir paket türk kahvesi ve bitter çikolata aldım likörüme koymak için. ve evet, nihayet elimdeki son alkolü de değerlendirip kahve likörümü de hazırlamıştım yine karanlıkta bekletmek üzere.

bu aralar haftada 2 biradan fazlasını içmeyen - * içemeyen biri olarak likörlerim olana kadar toparlanıp; bir ay sonra keyifle yudumlamak istiyorum el emeği - göz nuru, saatlerimi harcadığım, evladım gibi benimsediğim likörlerimi.

kim bilir, belki şurada likörlerimden tatmak isteyen biri vardır...

edit: yeşillendirip durmayın arkadaşlar; `belki şurada likörlerimden tatmak isteyen biri vardır` derken kafamdaki 1 kişiyi kastettim. ha olur da siklenmezsem, evde ufak çaplı bi likör zirvesi yapmayı düşünebilirim belki.

devamını okuyayım »
28.05.2014 22:37