parola58

  • 1125
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

hayata dair iç burkan detaylar

palyaçoluk yaptığım dönem, 4-5 sene önce falan işte. kent meydanında 4 palyaço çalışıyoruz akşamları festivalde. iki kişi oyunları organize edip ergen kızlara asılıyor, ben çoluk çocuğun yüzünü boyayıp onları kah kelebek, kah kedi yapıyorum; zaten fazla bir şey de çizemiyorum boya gitmesin diye; kalp, kelebek, çiçek, kedi falan. baktım kırmızı azalıyor kalp yapmıyorum; etraf turuncu kelebekler, beyaz papatyalarla doluyor.

dördüncü palyaço eren; eren 1,10 boylarında cüce bir arkadaşımız. çok anlaşamasak da seviyoruz çocuğu o sorun yapsa da biz onun boyunu sorun yapmıyoruz. konteynır gibi bir yerde giyinip soyunuyoruz. temizlik için ıslak mendil, tuvalet için merkez camii'ni kullanıyoruz. merkez camii yürüme mesafesi ile 10 dakika, işemek için emek harcıyoruz yani. palyaçoluk yapan bilir; tek parçadır o kostüm, giydikten sonra aleti çıkarıp işemek için komple soyunmak, paçalara kadar indirmek gerekir kostümü.

giyindik tam çıkıcaz meydana eren dedi çişim geldi. git dedik camiye, yetişemem dedi. meğer cücelerin mesanesi de küçük olduğundan bizler gibi tutamıyorlarmış uzun süre. biz yana yakıla şişe ararken çocuk kostümü çıkaramadan altına bıraktı. bu anlattığım 1 dakikada falan oluyor. aramızda bazı öküzler güldü çocuğa da insan olanlarımız şok oldu tabi.

palyaço kostümü ile meydanda dolaşıp bir iç çamaşırcıya girip çocuğa temiz çamaşır aldım, ıslak mendille kendini temizledi, çamaşırlarını değiştirdi. biz o gün çalışma desek de giydi kostümü. diğer öküzler programa başlarken ben makyajlarımızı yapmaya başladım. makyajını yaparken bugün beni ağlayan palyaço yap dedi. o an'dan sonra saldım o günü, bütün çocukları ağlayan palyaço yaptım; meydanda onlarca ağlayan palyaço dolaştı, en çok da eren'e sarılıp fotoğraf çektirdiler.

devamını okuyayım »