pastorize kola

  • 436
  • 40
  • 10
  • 0
  • 3 gün önce

ekşi itiraf

hayatımda ilk defa bu kadar dibe battım.. evet, en dipteyim. çıkışı mümkün olmayan bir dip hem de..
bu, sıradan bir ilişki itirafı gibi görünse de kalbimdeki acının, beynimdeki düşüncelerin hiçbir acıya benzerliği yok. en azından ben yaşamadım..
seneler boyunca sevdiğim, hatta uzaktan sevdiğim adamla bir gün ilişkimiz başladı. ne olduğunu anlamadık ama ikimiz de sanki senelerce suya hasret kalmış oruçlu gibi birbirimize sarıldık, ne zaman sarıldık; geçti acılarımız, ağrılarımız. iyi geldi bana hep, ben de ona. hatta ailesine bile iyi geldiğim söyleniyor. ailesinde yaşadığı bir kaybın onu çok sarstığı bir dönem geçirdik ama o zaman bile bir kez birbirimizin elini bırakmadık, sürekli destek çıktık.
beni çok kez üzdü, birçok kez yıprandığımı hissettim ama her seferinde kendi sevgime ve onun sevgisine güvenerek kalktım ayağa. “bir daha dene” diye sayıklarken buldum kendimi, denedim de..
bilmem ne kadar süre geçmiş ilişkide sosyal medyanın birinden fake bir hesapla sürekli rahatsız edildim. bu kişi sevgilimden ayrılmam gerektiğini, onun benimle yapamayacağını söyledi hep.. birlikte altından kalkmaya çalıştık bu kişinin. yeri geldi söylediklerini duymadım bile, yeri geldi dönüp sordum işin aslını. ta ki eski sevgilisi gelip yazana kadar..
ısrarla ayırmaya çalışan eski sevgilisi artık gerçekten gözü kara bir kızdı, fake hesaplarla gelmiyordu. ilişkisi olan birinin ardından bu kadar koşması, diretmesi aklımda soru işareti oluşturdu. sonuçta ne kadar seversen sev, o kişi seni istemiyorsa zorlamanın bir manası yoktur, mutluluklar dileyip geçersin. ama o öyle yapmadı. iyice şüphelenmeye başladım, içimi kemiren soruyu bir gün sordum sevgilime: “bu kızla birlikte oldun mu?”. gelen cevap şaşırtmadı. “evet”.
ben insanları hiçbir zaman geçmişiyle sorgulayan biri olmadım, olamam da ama kızın bu ısrarı, zamanında geçirdikleri birlikteliklerine dayanıyormuş, görmüş oldum. araştırdığımda kızın oldukça mutaassıp bir ailenin kızı olduğunu gördüm, babası siyasi bir dernekte yönetici falan. kız hala rahatsız ederken bu kez de kalbimden vurulduğum cevabı aldım; kız ilk kez sevgilim dediğim adamla birlikte olmuş. tüm ısrarı bir zarın gitmesindenmiş, ayırmaya çalışmak hep bundanmış. yine öğrendiğim kadarıyla da kimseyle birlikte olmadığını söylememiş bu ilişki yaşanırken. seneler sonra kalkıp “ilk kez benimle oldun, kocam oldun” yüzünü bulması bundanmış..
kafamdan kaynar sular inmesini bir kenara koyup mantıklı düşünmeye çalıştığımda adalet terazim işin içine giriyor. bir yandan kızın bunu bir koz olarak kullandığını ve zamanında bu yüzden söylemeyerek birlikte olduğunu düşünüyorum, bir yandan da bu şekilde gerçekleşen bir ilişki içinde kendimin fazlalık olduğunu anlıyorum. belki de gerçekten prensipleri ve yetiştirme tarzı gereği tek bir erkek için saklamıştır o zarı ve şu an onun deyimiyle “kocası” benim sevgilim oluyor. sevdiğim adamın onunla olması gerektiğini düşünürken kalbimin parçaladığını hissediyorum. tüm bunları sineye çekip başka birinin mutsuzluğu üzerine kurulan bu ilişki zaten eninde sonunda biter diye düşünürken, kendimde de bunları unutacak bi beynin bulunmadığını hissediyorum.
kim suçlu burada?
“kız” olduğunu söylemeyip birlikte olduktan seneler sonra bunu kullanarak evliliğe giden bir ilişkiyi bozan kız mı?
geçmişte yaptığı şey yüzünden kendi deyimiyle “ömrünü” kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olan adam mı?
yoksa bu zamana kadar hiç kimseyi üzmemiş, konuyla hiçbir ilgisi yokken günlerden beri üzülen, ağlayan, hasta olan ben mi?
lütfen akıl verin; ölüyorum…

devamını okuyayım »
11.05.2017 14:33