pavementengineer

  • 232
  • 16
  • 6
  • 0
  • 4 gün önce

ahlat ağacı (film)

nbc yapımı akan* bir film.

--- spoiler ---

odada mum ışığında sohbet ettikleri sahnede kar kokusu, idris balyaları musura elerken ıslanmış ot kokusu aldım. kendimden bir şeyler bulduğum için fazla çalkaladı. urganın olduğu her sahneyi korkarak izledim. köpeğin sinan'a son kez baktığı sahnede de yutkunamadım. her ikisi de çocukluk travmalarımın parçası. vahşice öldürülen ve bedenindeki kurşunları kendi ellerimle çıkarmaya çalıştığım bir köpeğim, aynı öyle kış günü köyde urganla intihar eden bir teyzem vardı.
kuyu; filmin hem basit hem kırçıl/metaforik parçasıydı. bunu çok sevdim.
sinan'ın çan'daki insanlar için "burada herkes aynı, bezelye taneleri gibi" benzetmesine bayağı güldüm. arkadaşıyla telefonda konuşurken telgrafta stop dercesine amk'lerin havada uçması aslında şahane bir gözlemin ürünü. her şey gibi çok gerçek. filmi izleyen biri bana çok fazla küfür olduğunu söylemişti. bugün filmi izleyince ağır salak olduğuna karar verdim.
bir de kumcunun arkasındaki kitaplıkta; temel britannica, yüreğim seni çok sevdi, şu çılgın türkler, kafamda bir tuhaflık, olasılıksız ve nutuk bulunması son zamanlarda gördüğüm en temiz eleştiriydi. içimin yağları eridi.*

--- spoiler ---

"uyumsuz, yalnız, şekilsiz" ahlat ağaçları, herkesin hayatının ortasında bir yerde bitiverir. kendi köklerine bile hayıflı, yaşarken hoyrat; sevmekte toy, sevilmekten tedirgin.

edit: oscar ödülleri için yabancı dil kategorisinde türkiye adayı olmuş. yolu açık olsun.

devamını okuyayım »
13.08.2018 03:30