pechorin

  • 896
  • 32
  • 11
  • 0
  • 3 gün önce

yeni bir askeri darbenin hızla yaklaşıyor olması

bu başlık altına yazılanları bir sınıflandıralım:

1) "geçti o devirler artık, türkiye'de olmaz o işler diyenler";

2 eylül 2015 ve 19 şubat 2016 tarihli entry'lerimde de 2016 yılı için böyle bir hareketin yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu söylemiştim, gene benzer yazarlar aynı otomatik yanıtları vermişlerdi.

ayrıca türkiye'de nelerin "artık geçmiş" olduğu da benim için merak konusu olmaya devam ediyor. 15 temmuz'dan bu yana sosyal, siyasal, ekonomik ya da uluslararası iliskiler bakımından neleri düzelttik de artık geçti bunlar? işlerin her anlamda daha da kötüye gittiğini gösteren çok fazla işaret var.

genelde insanlarda şu an var olan her şeyi geleceğe projekte ederek basit bir analoji yapmak gibi bir tembellik var. işler kötüleşirken var olan eğilimlerin ve dengelerin hep aynı kalacağını düşünmek, en azından saflıktır.

2) "ordu'da darbe yapacak kimse kalmadı" diyenler.

darbeler, ortada darbe yapalım diye dolaşanlar var ya da darbe yapmak isteyenler öyle planladıkları için değil, koşullar olgunlaştığı için başarılı olur.

türkiye'de 2010 yılından bu yana bir yönetememe sorunu vardır. demokratik ülkelerde bu gibi sorunlar demokrasi içerisinde halledilir. ancak türkiye, artık bütün demokratik kanalların tıkandığı, olağanüstü hal altında khk'larla yönetilen bir ülkedir. bu denklemden bir sonuç çıkabileceğini tahmin etmek için einstein olmaya gerek yok.

3) " batı ülkeleri ya da abd istemeden o işler olmaz" diyenler.

washington post'ta yayınlanan habere göre, türkiye, 2017 yılında darbe olması ihtimali en yüksek olan 5 ülke arasında sayılıyor ve 2017 yılında türkiye'de yapılacak darbenin başarıya ulaşma ihtimali %40 olarak değerlendiriliyor.

bilenler bilir, washington post amerikan derin devletinin sesi, adeta resmi gazetesidir ve son derece ciddi bir yayın organıdır.

washington post'ta çıkan orijinal haber için:
(bkz: https://www.washingtonpost.com/…y-to-occur-in-2017/)

washington post'taki haberin türkçe'de haber yapılmış hali için: (bkz: http://www.diken.com.tr/…an-ulkeler-arasinda-saydi/)

4) entry'nin, referandum öncesi akp'lilerin algı operasyonu çabası ya da dünkü hürriyet'te çıkan genelkurmay haberi için yazıldığını zannedenler.

entry'nin yazılış tarihi, başlıkta da görüleceği üzere, 14 kasım 2016 olup, o tarihte ne referandum vardı ne de genelkurmay açıklaması.

kaldı ki, entry'yi ya da diğer başlıklardaki entry'lerimi okuyanlar, bunun böyle olamayacağını kolaylıkla görebilirler.

5) entry'yi, referandumda hayır diyeceklerin, kaybedeceklerini anladıkları için, şimdiden bahane üretme çabası olarak görenler

entry'nin referandumun gündeme gelişinden çok önce yazılmış olduğunu belirtmiştim. ayrıca, referandumda evet çıkmasının öyle çok da çantada keklik olmaması bir yana, gelebilecek bir askeri rejimin en başta bu hayır diyeceklerin üzerine gideceğinden şüphe duymuyorum.

6) askeri darbeleri çok sevdiğimi zannedenler.

gerek bu başlıkta gerek diğer başlıklarda uzun uzun anlatmaya çalıştım. herhangi bir gelişmenin olma ihtimalini tartışmak başka, bu gelişmeyi istemek bambaşkadır. böyle düşünen arkadaşların logical fallacies (mantıksal safsatalar) alanında biraz okumalarını tavsiye ediyorum.

en iyi darbe bile en kötü demokrasiden daha kötüdür ve esasen eğer bu konuları tartışmaz da kulağımızın üstünde yatmaya devam edersek, aziz nesin'in "ah biz eşekleri'nin akibetine uğrama ihtimalimiz çok yüksek.

6) sen kimsin, bu konuda uzman mısın diyenler.

herhangi bir konuda fikir belirtmenin sadece uzmanlara ait sayılması bence faşizmin başka bir tanımıdır. kaldı ki, insan ve toplumla ilgili konularda sadece uzmanların konuşması doğru olsaydı, başta böyle yazan arkadaşların entry'leri olmak üzere, ekşi sözlüğün varlık sebebi ortadan kalkardı. ayrıca, evet, bu konuda, yani siyaset biliminde uzmanım.

7) değil entry altındaki yorumları, entry'nin kendisini bile okumadan bininci kez "komutan logar sen misin" diye kendi meşrebince şakalaşıp eğlenenler ya da durduk yerde küfredip durmayı maharet sayanlar.

sizler ülkemizin neden bu hallere düştüğünün ayaklı birer kanıtısınız. iyi ki varsınız, yoksa neyi neden yapmamak gerektiği ile ilgili olarak elimizde bir ölçüt, bir kılavuz bulunmayacaktı.

devamını okuyayım »
26.02.2017 12:21