perpetummobila

  • 600
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 ay önce

sofistler

felsefenin ağırlık merkezini "doğa" konusundan , "insan" konusuna kaydırırken bulundurdukları pratik bir amaç vardı: işe yarar, becerikli yurttaşlar yetiştirmek istiyorlardı, eski yunanda o sıralarda başlamış olan demokrasiye doğru bir gidiş, gelişme, politika alanında başarıyla çalışabilecek bilinçli yurttaşları gerektiriyordu, işte sofistler böyle bir gereksinimi karşılamak için ortaya çıkmışlar, bunu için de kent kent dolaşıp para karşılığı dersler vermişler. adlarının kötüye çıkmasını bir nedeni de budur.o zamana kadar felsefeyle bilimle ilgilenmek, bir çıkar gözetmeyen yüce bir uğraş sayılıyordu. bilgi anlayışlarında sofistler göreci ve pragmacıdır. onlar için bilgi diye ancak duyu organlarından oluşmuş sanılar (doksa) vardır. bunlar da insanına göre değişir. sofistlerin en başta gelenlerinden protagoras:"insan her şeyin ölçüsüdür." der . burada göz önünde bulundurulan "tek insan" olduğuna göre, genel-geçer bilgi, doğruluğunda birleştirilen bilgi olamaz.bir de bilgi bir "işe yaramak" içindir; bilginin değer ölçüsü "yararlılığı" dır.işte sofistler yurttaşlarını böyle bir bilgi anlayışıyla erdemli kılmaya, onların yorumunda: becerikli- başarılı olma bakımından yetiştirmeye çalışmışlar.bu yetiştirmenin başlıca aracı da güzel, ustalıklı söz söyleme sanatı olan "hitabet" idi.

devamını okuyayım »