pia yuitza

  • 2449
  • 11
  • 4
  • 1
  • bugün

atilla taş

erol köse'de çalıştığım yıllar. ben işe girdiğimde o meşhur olmuştu, teoman bile o stüdyoya geldi, bu adamı hiç görmedim. neyse, bir sürü hayran mektubu geliyordu, bi gün stüdyoda sabahlanıyor (sanırım barlas'ın albümüydü), çok sıkıldım, dedim bi bakayım ne yazmışlar. ya yemin ederim, 40 yaşında adamlar ayfalarca mektup yazıyordu, işte türkiye'nin ihtiyacı olan kişi falan diye...

bunlara gülerken bi mektuba rastladık, kanser hastası bi yavru, imzalı fotoğraf istiyor. bi de içten yazmış bebek, burunlar sızım sızım... dedim ben arayacağım bu çocuğu, aradım da. annesi çıktı telefona, uyuyormuş. attila taş bi merhaba demek istemişti dedim, bi sevindiler bi sevindiler anlatamam. n'olur yarın arayın, diye neredeyse yalvarıyorlar. x abi, tamam de dedi. aradık ertesi gün, o çocuğun mutluluğunu anlatmaya imkan yok.

aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum, aramıştım bir daha, yavru maalesef vefat etmiş. o gün stüdyo bok gibiydi.

yani bilmese de, attila taş bi çocuğu ölmeden önce çok mutlu etti.

devamını okuyayım »
13.12.2014 14:59