pink

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (549)
  • 2883
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

aşk

hissiyatın muhatabını baş kahraman kılan; varlığını, duruşunu, şeklini, her halini onaylayan, olacaklar, olan biten ve olması gerekenler arasındaki mantık köprüsünü, heyecan, özlem, isteyiş gibi ince ama yoğun bir köprü inşa ederek bertaraf eden, mantık yolunda yapılan savaşları, davulun bile dengi dengiliğini, "olurdu olmazdı"ları "esamesi okunmaz" kılan ve kaç perde süreceği bilinmeyen tek kişilik duygu. tek kişilik olmasının yanı sıra, bir ebeveyn telaşı, şaşkınlığı, idealizmi ile bakılıp büyütülmesi gereken çocuktur aşk. uzun süren aşklar, sahibinin o'na gösterdiği ihtimamla beslenip, büyüyen, serpilen ve olgunlaşan; ancak yine de sahibinin gözünde hep çocuk kalmayı başarabilen, yaşayan, nefes alan, bazen ölüm tehlikesi atlatan, ikinci bir can, ikincil bir ruhtur. bünyenin varlığından bağımsız, ama bünye olmadan yaşayamayacak bir mütemmim cüzdür aşk. aşık olan kişi, aşık olduğu varlıkta soluk alır, varlığı için anlamlı olan her ne ise; o anlamı bulduğu için aşıktır. bu anlam bazen hüzündür, bazen heyecan, bazen sadece fark ediş, bazen şüphe, bazen özlem, bazen salt güzelliktir. hayatta ne eksik ise, onu bulmaktır aşk. bulduğunu yitirmemek, yitirince yeniden aramaya gücü olmamaktır bir anlamda. işte bu nedenle, aşkı gelip geçici sanmak yanılgıdır. aşk, eğer aşk ise; kendi kendini defalarca doğurur ve yeniden büyütür.

devamını okuyayım »
28.11.2003 13:49