pink

  • 2883
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

çemberimde gül oya

"bir varmış, bir yokmuş" misali yaşayıp da sesleri sokaklarımızdan birer birer eksilen, onlar eksildikçe eksildiğimiz biricik, güzel insanlarımızın, nakış nakış işlenen bir çemberin ortasında yitti sandığımız seslerini kulaklarımıza, görüntülerini tüm güzellikleriyle gözlerimize getiren bir baş yapıt çemberimde gül oya. izlediğimiz şeyin bir dizi değil, yıllar öncesinde kalan yaşamışlıklarımız olduğunu anladığımız, hatırladığımız için ve gidenlerin ardından öylece baka kaldığımız için içimiz acıdı seyrederken. "bir nebahat teyzem vardı benim... hani şişman, kahkahası bir sokak öteden duyulan... tüm mahalleye ikram ederdi evinde pişen bir tencere tarhana çorbasından hani... hani bir kadir amcam vardı benim. evinden almışlardı hani o'nu bir gece sabaha karşı da, iki sene haber alamamıştık ondan..." diyerek, bir daha acıdı içimiz... insanımızı, bunca yakın tarihimizi; o tarihi bizzat yaşamış olduğumuz halde bunca yabancılaşarak, ne çabuk unuttuğumuzu, unutabildiğimizi gördüğümüz için ağladık belki de. bizlere ağladık... suna ablası, zarife'si, yurdanur'u olmayan sokaklarda büyüyecek olan çocuklarımız için ağladık... ne mutlu ki bizlere, ağladık, ağlayabildik; çünkü hatırladık. ve ne mutlu ki bizlere, artık çocuklarımız da o günleri, o yılları; karaborsa yağ bulmak, şeker kuyruklarına girmek, washington portakal yemeyi bile bir mucize varsaymak ve bundan mutlu olmak gibi badireleri atlatarak geldiğimiz bugünlerde, tek mutluluğun tüketmeye ve vitrinlerde gördüğü her şeyi almaya muktedir olmak olmadığını anlayacaklar bu güzel baş yapıtı izlediklerinde. bizimle beraber onlar da ağlayacak, ağlayabilecek. çocuklarımız, o günlerin sevgi dolu, dayanışma dolu komşuluk ilişkilerini dvd'leri piyasaya sürülen bu güzel dizi ile görebilecekler... ve aynı şekilde, içimizde yaşayan; aşka, sevdaya gönül vermiş zarife'leri, yitmiş bir hayata mahkum eden, aynı evde yaşadığı insanları ispiyonlarla birilerine teslim ettikten sonra kabuslar gören ibrahim efendileri de bu baş yapıtla tanıyacaklar... ne mutlu ki, küçük kara balık'ı arayacağız yine kitapçılarda...

devamını okuyayım »
02.07.2005 05:44