pirit

  • 107
  • 0
  • 0
  • 0
  • 14 yıl önce

bal kavanozunda yaşamak

aşağıdaki gibi ifade edilebilecek halet i ruhiye*

"çok yoğun bir şekilde yaşamak, yorucu bir şekilde yaşamak zamanı, ağır çekimde yaşamak, yataktan kalmak için kendinle mücadele etmek, dağları tepeleri aşarcasına banyoya varmak, musluğun başında sıcak suyun gelmesini beklemek, beklemek, daha çok beklemek, yüzü yıkamak, uzun uzun yıkanmak, ayılma umuduyla..arınma umuduyla yıkamak, mutfağa doğru seyirtmek, ocağı yakmak, kahvaltı için çayın ısınmasını beklemek, biraz daha beklemek, kaşarın erimesini beklemek, şekerin erimesini beklemek, çayın içinde erimeyen şekeri izlemek, sıkılmak, vazgeçmek, kahvaltı etmekten vazgeçmek; uyandıktan sonraki ilk yirmi dakikayı günler haftalar uzunluğunda yaşamak, salona yürümek, televizyona bakmak, haberlerin bitmesini beklemek, ırak-kıbrıs-annan-bush-kar-yağış kelimelerinden sıkılmak, kelimelerin dinmesini haberlerin bitmesini beklemek, daha çok beklemek, televizyondan vazgeçmek , kürkçü dükkanına dönmek, odaya dönmek, yarım saat önce içinden çıkılan yatağı toplamak; müzik eşliğinde * ortalığa çeki düzen vermek, yerdeki battaniyeyi katlamak, perdeyi düzeltmek, çorapları giymek, işleri bitirmek; uyandıktan 45 dakika sonra uğraşılabilecek her işi çoktan yapıp bitirmiş olmak, camdan bakmak, boş boş camdan bakmak; müzik eşliğinde * ezan sesini duymak, eşlik eden müziği kapatmak, ezan duyunca neden müziği kapattığını düşünmek, sıkılmak, üstünde durmamak, tekrar müziği açmak, ezanın bitmesini beklemek, beklemek, daha fazla beklemek, yatağa uzanmak, komodinin üzerindeki kitaba uzanmak, komodin kelimesinin tuhaflığını düşünmek, kitabı açmak, kelimelere bakmak, bakmak, daha çok bakmak, beklemek, kafanın toparlanmasını beklemek, algını önündeki bulutun dağılmasını beklemek, bir şeyler anlamayı beklemek, daha fazla beklemek, kitaptan vazgeçmek, yatakta uzanmak amaçsızca, öylece yatakta uzanmak; müzik eşliğinde * sıkılmak, daha çok sıkılmak, ayağa kalkmak, pj harvey'e eşlik etmek.. camdan bakarken, "city sun sets over me" demek, düşünmek, güneşi düşünmek, güneşin batmasına daha 7 saat olduğunu düşünmek, o saatler boyunca ne yapacağını düşünmek, kızmak, şarkıya sinirlenmek, içini uyuşturduğu kanını dondurduğu için şarkıyı suçlamak, müziği kapamak, bakınmak, uğraşacak bişey bulmamak, tüm işleri bitirmiş olmak, yapacak hiç-bir-şey bulamamak, uyandıktan bir saat sonra biten bir günü yaşamak, uyandıktan sonraki o ilk saati aylar yıllar gibi yaşamak, camdan bakmak, kar yağışını seyretmek, ağır ağır yağan karı seyretmek, yere değmeden geri dönen kar tanelarini seyretmek, yere değmeden geri dönen kar taneleri ile ilgili aptal benzetmeler düşünmek, camın önünde yarım saat geçirmek; müziksiz.. sıkılmak, daha çok sıkılmak, uyandıktan bir buçuk saat sonra içinde en ufak bir enerji kırıntısı bulamamak, aramak, aramaktan yorulmak, düşünmek, arkadaşları düşünmek, arkadaşları aramayı düşünmek, aradaki mesafeyi farketmek, uzaklığı farketmek, konuşmanın gereksizliğini farketmek, konuşmalarda söylenemeyecek şeyleri farketmek, üzülmek, vazgeçmek, arkadaşlardan da vazgeçmek, müzik setine ilerlemek, ağır ağır, play tuşuna basmak, taş devrinden kalan ihtiyar player'ın diski okumasını beklemek, beklemek, daha çok beklemek, "beklemek" yazmaktan sıkılmak, yağaya gitmek, yorganı kaldırmak, uyandıktan kırkbeş dakika sonra toplanan yatağı uyandıktan bir saat kırkbeş dakika sonra bozmak, içine girmek, bir bal kavanozunda yaşamak, hareketi yavaşlatan, imkansızlaştıran korkunç bir yoğunlukta yaşamak, parmağını hareket ettirmek için bile müthiş efor harcamak, metazori bir ağır çekimde yaşamak, balın içinde ağır ağır devinmek, balla mücadele etmek, her yanını kaplayan balla mücadele etmek, ve daha çok bulanmak, dibe batmak, ağır ağır kavanozun dibine batmak, nefes alamamak, bilincini kaybetmek, uykuya dalmak, uyandıktan iki saat sonra tekrar uyumak, asla bitmeyecek günü yangın merdiveninden terketmek; müzik eşliğinde *

devamını okuyayım »