pirtikafalisin cap cup

  • 296
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

üniversiteye yeni başlayacaklara tavsiyeler

kaptırmayın, herkesle kanka olduk oh ne güzel hayat laylaylom yapıp insanları doğru düzgün tanımadan güvenip sırtınızı yaslamayın. çünküsü, erkekler size iyi davranıyorlarsa hadi üniversitede bir sevgilim olsun diye ava çıktıklarındandır. 2 sene sonra göreceksiniz ki sizin bir sevgiliniz onlarında sevgilileri varsa öyle pek de yüz vermeyeceklerdir size. kızlarsa henüz sevgili bulmayanlar ya da sevgilisi uzakta olanlardır bu yüzden aranız iyi, hele ki sizin de sevgiliniz yoksa oooh süper arkadaş oldunuz...sanırsınız! fakatı, efendim kız kısmı kıskançtır, dersin iyi olsun, sevgilin onun gözünde biraz yukarlarda olsun sana düşman oluverir. ama öbür türlü yalnız ve sadece arkadaşsa o zaman eziktir. çok mu abartıyorum, yok abartmıyorum. çünkü o yaşta kızlar ve erkekler ilk zamanlarında kafasında olan şeylere bir süre sonra ulaştıkları zaman sanki geçen sürede sizin varlığınızın vakit kaybı olduğunu düşünüyorlar. hep birlikte sinemaya gidiyorsunuz mesela, sonra öyle olmuyor herkes sevgilisiyle gidiyor. neden bilmem herkeste bir suçluluk duygusu ortaya çıkıveriyor, sonra da aralar bozuluyor. inanmıyor musunuz? buyrun izleyin, baya vaktiniz olacak :)
benim üniversite 1.sınıfta şahane bir doğumgünü kutlamam oldu. efendim okuldan 30 kişi bana sürpriz yaptı, gece birlikte eğlenmeye gittik falan herkes kaynaştı (kasım ayı uygun zaman), (benim doğumgünümü de süper bahane ettiler!) ), hatta bir defter elden ele gezdi ve herkes bana mektup yazdı! vay canına. sonra işte o onla sevgili oldu bu bunla sevgili oldu derken, elle tutulmaz sebepler yaratmalar bir de üstüne küsmeler başladı, tam 2 yıl sonra o 30 kişinin zaten bir kısmı mezundu, bir kısmı da düşman, bir de garip tipler var böyle bir gün selam versem mi diye düşünüyor, selam vermezlerse bir daha vermiyorlar ve siz onların neden selamı kestiğini anlayamıyor, onların oyunlarına uyuyorsunuz siz de selam vermiyorsunuz, böylece adı arkadaşlık olan tuhaf ilişkiniz sona eriyor.
erkekli kızlı kalabalık bir gruptan elinize mezuniyetinizde en fazla 10 kişi kalacak, o da ilk grup olmayacak.
şimdi üniversite yıllarını mutluluktan havada geçirenler hadi be o niyeymiş falan diyebilirler. desinler siz onlara aldırmayın. üniversite sandığınız gibi olgunlaşılıp gidilen lise kavgalarının, kıskançlıklarının, dedikodularının yapılmadığı bir yer değil, aksine onların dorukta yaşandığı ve sonunda olgunluğa ulaşılacağı bir yer! hoşgeldiniz. herkesleri çok sevip, herkeslere çok gülümsemeyin, biraz sevip biraz güvenin, kimseyle didişmeyin, kimseyle dövüşmeyin. şenliklere görgüsüz gibi sarhoş olmaya değil sadece eğlenmeye gidin. sonra bahsettiğinizde çirkin olur; "abi bi içtik var ya hiçbir şey hatırlamıyorum, lunaparka girmişiz (bazı şenliklerde olur), kustu bizim arkadaş dönme dolaptan aşaaa..."
sonra siz de zamanla büyüyecek ilk yıllardaki gibi olmayacaksınız, bazıları öyle değişimleri sevmezler. sizden ilk zamanlardaki sizi isteyebilirler, bulamayınca başka yöne dönerler.
bir de her yerden insan olacak, aynı ülke olabilirsiniz ama kültür farklarına tanık olacaksınız bursa'dan, istanbul'dan, izmir'den, manisa'dan, şebin'den...(örnekler gerçek hayattan alınmıştır!) bir de örtmenleriniz size buraya "eşek bağlasan sınıfı geçer" diyecek, bunu doktorasını yapan öğretim görevlisi adayına okul kapısında ezberletiyorlar, öğrenciye ilk sözün bu olacak diyorlar. siz de şöyle söyleyin bence, "yani siz de buralara eşeklikten mi geldiniz?" okulunuzu küçümsemeyin, kendinizi de bir bok sanmayın. hadi size iyi günler.

en önemli tavsiyemi mezun olmamdan 3 yıl sonra yazıyorum. bunu iyi okuyun. aman, sakın, asla bir üniversiteyi bir erkekle geçirmeyin. erasmus yapmadan da mezun olmayın.
hadi görüşürüz.

devamını okuyayım »