pivalet

  • 127
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

17 ağustos 1999

çok zaman geçse de hala kapanmayan yaradır pek çok insanımda. tam da bu tarihte şehir dışındaydık. 17 ağustos sabahı eve dönmek üzere yola çıkacaktık. önce kahvaltı ederken duyduk bir yerlerde deprem olduğu haberini. sonra babamın arkadaşına vedalaşmak için uğradığımızda öğrendik depremin izmit'te olduğunu. haberler ilk önce 100 ölü diyordu, sonrasını hiç duyamadık. nasıl bir hızla gidiyorsak izmit'e varmadan tam dört kez radara yakalandık hepsinde de babam 41 ile başlayan plakasını gösteriyordu. izmit'ten değirmendere'ye varmamız yanlış hatırlamıyorsam 5.5 saati buldu. yolda gördüklerimi tarif etmem imkansız. bazen nereden geçtiğinizi anlayamıyordunuz bile. ne kadar tanıdık bina varsa yerle bir olmuş. sahile vardığımızda cayır cayır yanan tüpraş, yerlerinden çıkmış kaldırım taşları, her taraf sessiz ve tüpraş yangınından gelen ışık hariç karanlık. sonrası acı, sonrası boğazda yutamadığınız bir hıçkırık. bir ameliyat izi gibi durur bende 17 ağustos. ben o gün bir parçamı yitirdim. bir daha hiç yeri dolmayacak şekilde...

devamını okuyayım »
17.08.2011 05:26