poivre

  • 1887
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

istanbullu

" 'bir istanbullunun iki şeyi bilmesi gerekir' derdi anneannem. 'çiçeklerin ve balıkların mevsimlerini. bunları bilmeyen istanbullu değildir. haa, bir de rüzgârlarını tanıyacaksın istanbul'un. lodosu, poyrazı, karayeli, keşişlemeyi...' çocukken çok severdim onu. penceresinin önündeki divanın kocaman, davul gibi gergin yastıkları vardı, o yastıklara abanır, üsküdar, beylerbeyi sırtlarına bakar dururduk. geçen gemileri seyrederdik. belki de çok kahve içtiğinden, 'sesi köpüklü kahve gibidir," derlerdi anneannem için, bana da öyle gelirdi. 'say bakalım güzel kızım çiçeklerin açma sıralarını?' dediğinde sesi köpüklenirdi.

(...)

'mimozalara, erguvanlar, mor salkımlar, leylaklar, hanımelleri, güller, ortancalar, ıhlamurlar sırasıyla açar.' "

murathan mungan - kadından kentler

devamını okuyayım »
19.07.2008 20:22