poprishchin

  • 285
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

aracına kartopu çarptı diye e-5'te çocuk kovalamak

toplu taşımada, okulda, apartmanda, devlet dairesinde, oturduğumuz herhangi bir mekanda her gün, ama her gün mutlaka yüzleşmek zorunda kaldığımız ruh hastalarından birinin ölümle sonuçlanan eylemidir. ruh hastası ifadesini de kızgınlıkla ya da hakaret olarak söylemiyorum. insanlarla muhattap olmak zorunda olduğumuz bütün alanlarda her gün karşılaştığımız tipleri getirin gözünüzün önüne. hangi birinin böyle bir mallığı yapamayacağını düşünürsünüz mesela? alabildiğince kabalık, zorbalık ve sürekli bir şeylere nefret duyma hali var 15 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki amcaya kadar. beraber yaşama güdümüz zayıf, kimsenin hiçbir şeye tahammülü yok, herkes her koşulda kendi kafasıyla kavga halinde ve en basitinden bir dolmuş şoförüyle girmek zorunda olduğunuz küçük diyalogda bile fark edersiniz bunu. genel bir çürümüşlük, ilkellik hali. sikmişim lamını cimini. ''iyi günler, kolay gelsin.'' diyerek çıktığım bakkaldan ''he.'' cevabını alıyorum. nezaket falan da değil beklentim. neyse, hiçbir şeye tahammülü olmayan nefret toplumunun bir nefret neferi tarafından işlenmiş bir cinayettir. belki şu an pişmandır, ama bu nefretinden bir şey kaybettirir mi? sanmıyorum. arkadaş durumun farkında bile değildir. o kadar özümsenmiş, içselleştirilmiş bir tahammülsüzlük hali.

devamını okuyayım »
14.12.2013 00:46