pseudo junkie

  • 254
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

cool bir tavır olarak hastalık

zaman geciyor, zaman gectikce cool kavrami degisiyor; acik acik "beni de araniza alsaniza yae? tanisaniz seversiniz yani seker gibiyimdir" diyemedigin icin yeri geliyor bebek mavisi levis 501inin yerine kuzgun siyahi cuvalini giyiyorsun, yeri geliyor mullet sacinin kenarlarini kazitip mohawk yapiyor, yeri geliyor ozdemir asaf kitaplarinin onune tuna kiremitcileri yerlestiriyorsun, hem de kendini kendine cok sevdirmeden. ama aslinda cesitli gruplara dahil olma cabasinin disinda, zamana ait olmak icin bir cirpinma da mevcut.

"tuketim kulturu ne kotu sey" deyip gecistiriyor olsak da, 80lerin vatkali ceketlerini apartmanin kapicisina verip kot ceket kot pantolonlarimizla 90lara girerken, kiyafetten fikirlere, sactan muzige kadar cool diye barkodladiklarimizin arasina bir yenisi daha eklendi, hastalik. dusunurseniz, populer hastalik catisi altinda belki tas devrine kadar gidebilirsiniz, ama bahsettigim sey hastaligin cool bir tavir olarak algilanmasi. aslinda hastalik "normal" olmadigi icin kotu olarak yerlesmis olsa da, ayni sekilde normal olmadigi icin, yani farkli oldugu icin altin tozuyla suslenmiscesine sevilmeye, sahip olundugu soylenilerek gurur duyulacak birsey olmaya basladi.

bunun ilk ornegi biraz da o zamanlarin yukselen yeni degeri grunge'la baglantili olan depresyondu. ama hormonal dalgalanmalarla depresyondan depresyona kosan ergenlerin arasina her biri birer solitaire kralicesi olan ofis kadinlari eklenince dengeler bozuldu. elalem prozac nation olur, biz pasiflora nation olduk. elini kime carpsan "ay bugunlerde cok depresyondayim :~(((((" diyecek haldeydi, cunku can sikintisiyla depresyonu terazide esitler hale gelmistik.

iste bu yuzden, depresyon siradanlasinca ortaya manik depresifler cikti. manik donemlerinde depresiflerin tozunu attiracak kadar dag gibi, tas gibiydiler. hirkalarini giyip sallanan sandalyelerine oturan depresiflerden daha eglenceli, daha aykiri, daha "sanatci"ydilar. daha dogrusu oyle olmalari gerekiyordu, ama baktik degillermis. "ay bugunlerde cok manigim :)))))" diyenler, gayet siradandi. o yuzden cok tutmadi bu akim, kendilerini sevdiremediler. oysa ben gercekten manik depresif oldugu icin neredeyse ayda bir la paix'ye yatan arkadasimi cok sevmistim.

90larin sonlarina dogru ilerlerken, sizofreni ve kisilik bolunmesi patladi. bir oyleyim bir boyleyim deyip kisilik bolunmesi oldugunu iddia eden mi ararsin, goz aldanmasini halusinasyonla eslestirip sizofren oldugunu dusunen mi istersin, hepsinden vardi. aykirilikta herkesi katlamalari gerekirdi aslinda, ama "olm cok sizofrenim ehuehu" diyenlerde ne katatoni vardi, ne aloji vardi, ne deluzyon vardi, ne de halusinasyon vardi. bu donemlerde psikoloji konusunda egitilmeye basladigimiz icin "hoop, indir o kisilik bozuklugunu bi bikere!" dedik. sahsen ben, olmayan kisilerle kavga eden, duvarlarda hayvanlar goren, bir gun durup dururken intihar eden bir kiz taniyordum cunku.

bu gibi olaylar ve televizyon doktorlari sayesinde, psikolojik rahatsizliklarin celik comak oynamak kadar kadar tehlikesiz olmadigini fark ettik ve diger hastaliklara yelken actik. sanirim bunlardan ilki astimdi, ama genellikle "bende kucukken astim varmis sonra gecmis." olarak vuku buldu. nefes alamamanin cool bir yaninin olmadigini gorunce meydana alerjiler cikti. "ayy cok alerjik bir bunyem var kola bile icemiyoruum :[[[" diyenlerin hayatlari boyunca gorup gordukleri alerji kollarinin kizarmasiydi aslinda. ama bizden sevgi istiyorlardi, biz de verdik gitti. hatta antibiotik yuzunden anaflaktik soka giren ben bile sevgimi verdim onlara.

sonra migren cikti ortaya. ki en sevdigim budur benim. bas agrisinin "bugun olmaz" kalibiyla yatak odasindan cikip hayatlarimizin sirca koskuna yerlesmesine neden olduklari icin ne kadar tesekkur etsek azdir. "ayy migrenim tuttu yinee :/" diyenlerin bilgisayar basinda rahat rahat oturabildiklerini, aspirinle, parolle agrilarini giderebildiklerini gormek ise bende yuksek desibelli kahkahalara neden oluyor. migrenin fotofobisi vaar, fonofobisi vaar, mide bulantisi vaar, dort saatten uzun surmesi gerekiyoor, orta ustu siddette bir agri laziim yani normalde yaptiginiz seyleri etkilemesi veya tamamen kesmesi laziim. ama cool bir hastalik oldugu icin herkeste var, hala cok populer.

sonra yine psikolojik rahatsizliklara donduk. panikatak ve anksiyete cikti ortaya. en cok dunun depresiflerine yaradi bunlar, tek baslarina kalamadiklari icin sosyallesiverdiler. biraz da yuksek ekonomik seviyeyle eslestirince daha da allandi pullandi, dallandi budaklandi, "ay panikatak gecirdiim bayiliyorduuum yaaa :o" diyip yayila yayila krizlerini anlatanlar oldu. bu ne sevgi ah bu ne lahana tursusu dedik.

eski sizofrenleri tatmin edecek yeni hastaliksa borderline oldu. kimse tarafindan anlasilamadigini dusunen, surekli aykiriligindan dem duvan ergenler ve ergen kalanlar, borderline'i tercih ettiler. hele bir de yaraticilik ve normal ustu zeka eklenince, "ay borderline var bende biliyor musuuun :s" diyenler sahnelerde yerlerini aldi. genellikle kadinlarda gorulmesi bile etkilemedi kimseyi, erkeklere de bipolar bozukluk cikti cunku piyangodan.

bir de daha kucuk gruplarda yaygin olanlar var. misal stres kaynakli zona, reflu, ulser, son zamanlarda yayginlasan ama ne hikmetse kimsede seker hastaligiyla beraber gorulmeyen hipoglisemi, en ufak bir takintida olduguna karar kilinan obsesif kompulsiflik, arkadaslariyla aksam disari ciktiginda sinirini bilmeyen herkeste gorulen alkolizm, gunun uzun bir zamanini bilgisayar basinda geciren herkesin sahip oldugu karpal tunel sendromu, butun kadinlarin ortak derdi anemi, ve lopur lopur genc kizlarin ruyasi anoreksi ve bulimia. bir bucuk porsiyon tereyagli iskenderi goturen ama "ayy cok anoreksigim yaaa ^^" diyen kizlar var misal, 20kusur bmi'lariyla dolaniyorlar etrafta. halbuki benim annemde vardi anoreksi, 162 boyuyla 39 kiloya kadar dustu. o sirada 32 kilo olan bir kadin vefat edince vazgecirebildik, yoksa kendini hala sisman goruyordu. ama cool tabii, cok cool cidden, yemek yiyemiyorsun yahu o kadar aykirisin yani.

daha da devam edecek bu, cunku basta dedigim gibi zaman geciyor, zaman gectikce de cool degisiyor. bundan bir bes yil sonra gercekten hasta olanlar haric, kimsenin migreni olmayacak mesela, cluster basagrisi olacak. veya anksiyete gorulmeyecek, ringxiety gorulecek. alerjiler azalacak, meniere'i olanlar cogalacak. panikatak yerine de belki multipl skleroz gelir, belki yeni bir hastalik cikar.

bir zamanlar "anormal" oldugu icin uluorta konusulmayan hastaliklar, artik kisinin belirli bir zumreye ait oldugunu, normalden farkli oldugunu, ne kadar zor bir hayatin oldugunu, hayati ne kadar farkli gordugunu, yani ilgi gormeye degecek kadar cool oldugunu gostermeye yarayan birer alet halini aldi. bakin, sozlukte kendine psikolojik hastalik yakistirma ekolu basliginin acilma tarihi 2002. cool olan hastaliklar o gunden bu yana elini norolojik hastaliklara bile attigina gore, yarin akciger kanserinin, beyin tumorunun cool sayilmayacaginin bir garantisi yok. en nihayetinde, modanin empatisi de yok...

kisacasi, cool bir tavir olarak hastaligin hudutlari belli degil. bu saydiklarimdan cok daha korkutucu bir ornek var; bugchasing. yani homoseksuel erkeklerde gorulen hiv olma istegi, hatta cabasi. heteroseksuel normlara karsi durus, hayatinin kontrolunu eline almak, tabulara karsilik ve kucuk bir zumreye dahil olma istegi gibi nedenleri var. bir yandan deli isi gercekten, ama bir yandan da su biraz once saydigim orneklerden tek farki gercekten hasta olmak.

ezcumle, hayatimiza 90larda girdigini dusundugum bu akim, artik hayatimizda en az sabah programlari kadar yer kapliyor. farklilik ve farkindalik, artik sadece goruntu veya dusunce ekseninde degil, fizyoloji ve psikoloji uclarinda da donuyor. yani aslinda bu, tuketim kulturunun attigi cok buyuk bir adim, yarattigi yeni bir alan. bu nedenle de daha uzun bir sure yok olmayacagi icin birlikte yasamayi ogrenmemiz gerekiyor, hayirli olsun.

ama sunu da akildan cikarmamak lazim:

"everything popular is wrong."

devamını okuyayım »
24.08.2009 15:16