psycho dad

  • 1465
  • 9
  • 3
  • 0
  • geçen hafta

tarım ve hayvancılıkta neden ilerleyemiyoruz

televizyon ve diziler yüzünden.

bir amcaoğlum var. adamın yaklaşık 200 tane koyunu var. bu koyunlar yılda bir defa ikişer tane yavru yapıyorlar. bunlardan 20-30 tanesi telef oluyor, hadi diyelim elli tanesi telef oluyor. bazı koyunlar da kısır olabiliyor, ya da 2 değil tek yavru yapabiliyor. oradan da 50 tane fire verse. yılda 300 yeni kuzu ekleniyor stoğa. oluyor 500 koyun.

bu 500 koyunun, 300 adedini satıp, geriye yine 200 kalacak şekilde yeni çevrimine giriyor. bir koyunu ortalama 500 tl'den satsa, yıllık geliri 150.000 tl, aylık geliri ise 12500 tl net. neredeyse 9 asgari ücret tutarı, çoğu şirkette genel müdür yardımcısı maaşı kadar geliri var.

neyse bunları neden mi söylüyorum. bu adam çok mutsuz lan.

öncelikle bir eş bulamadı. sevdiği bir kız vardı. "istanbul'a gidelim, asgari ücretle bir iş bul, evlenelim. ben köyde kalamam" diye ısrar etti, o iş olmadı. görücü usülü devreye sokuldu. kimse bir "çoban" ile evlenmek istemedi.

çünkü televizyonda anlatılan hayatlar, köyde yok.

taşrada çiftçilik ya da tarım yapınca, dizilerin standardına göre, kötü bir hayat yaşamış olacaklar. çünkü köyler, filmlerde zenginlerin şımarık torunlarını akıllandırmak için ceza olarak gönderdikleri yerler. dizilerimizdeki köylüler de zaten ya konakta yaşıyorlar ya da devasa bir çiftlikte ve kesinlikle çiftçilik yapmıyorlar.

insanlarımız istanbul'a geldiğinde eğitimi ve deneyimi olmadığı için asgari ücretle sabah 8 akşam 9 eşşek gibi çalışacak, aldığı paranın tamamını kira, yol ve temel ihtiyaçlarına harcayacak, ekmekle beslenecek ama bunu köyde kalıp, sağlıklı beslenip, kaliteli protein alıp, daha fazla para kazanıp, televizyon kültüründe aşağılık bir iş olarak tanıtılan bir işi yapmaya tercih ediyor.

devamını okuyayım »
27.12.2017 10:27