pyrosthealone

  • hippi (403)
  • 880
  • 2
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

iktidarda kalabilmek için savcısını öldüren parti

türkiye'de değildir bu parti. buralara çok uzaktır.

bir kere partinin savcısı olur mu demeyin. bir parti devleti tarafından yönetilen bu ülkede polisinden savcısına okul müdüründen her türlü bürokratına her türlü önemli devlet erkanı iktidar partilidir.

yıllardır iktidarda olup devletin her kurumunu ele geçirmiş bu parti ekonominin bel vermesi, dış politikanın iflas etmesi, yolsuzluk vb. bir çok nedenle önümüzdeki seçimlerde zora düşmüştür. her zaman yaptığı gibi ülkeyi kutuplaştırıp kendi oylarını konsolide etmesi gerekmektedir. ayrıca muhalefeti sokaklardan uzak tutması gerekmektedir.

zaten bu ülkede ve coğrafyasında iktidar olmadıkça hakkını barışçı bir yoldan aramanın yolu yoktur. parti kurup meclise girersin, muhalefet olarak mecliste oturma eylemi bile yapsan kar etmez. sokakta gösteri yaparsın, kafana gelen biber gazı kapsülüyle ölürsün. haksızlığa karşı sesini duyurmak istersin, medya zaten bu partinin elinde olduğundan duyuramazsın. arkanda silahlı örgüt olmadan bu partiyi müzakere koltuğuna oturtamazsın. silah yoksa özgürlüğük alanında hiçbir genişleme elde edemezsin.

durum böyle olunca bu ülkede şiddetin hakkını arama konusunda tek etkili yöntem olduğunu düşünen, adaleti kendi eliyle sağlamak isteyen haklı haksız bir sürü kişi/örgüt vardır. aslında ülke sıkı bir polis devleti olduğundan bunlar kolay kolay eylem yapamaz. ama ne zaman iktidar partisi zora düşse bir örgüt bir eylem yapar, bütün toplum ona odaklanır, bu sırada iktidar destekçileri ağızlarından salyalar saçar, olaylar hep iktidar lehine gelişir.

bu eylemler nasıl olabilir? ülkenin istihbaratı, polisi, askeri bu partinin emrinde olduğu için rahat rahat olur. koskoca adliyelere silahla el kol sallayarak girilebilir. o sırada tesadüfen bütün ülkenin elektriği kesilmiş olabilir. zaten her tür terörist grubun içinde bulunan bir sürü itirafçı, istihbaratçı ajan vardır. daha önce yapılan ölümle sonuçlanan terör eylemlerinin bile aslında istihbaratçılar tarafından yapıldığı bilinmektedir. bu adamlar birkaç tane de tetikçi buldular mı istediklerini rahatça yaptırabilirler.

sonuç olarak ülkedeki eski iktidar yanlısı, bugünün muhalifi bazı casusların aylar öncesinden bildirdiği üzere örgüt sansasyonel eylemini yapar. bu tetikçiler adliyeye girer, savcı odasını basar, parti/devletin kendi savcısının alnına silah dayar. aslında örgüt üyelerinin savcıyı öldürme niyetleri var mıydı o bile son derece kuşkuludur. kamuoyunun net bir şekilde bildiği tek şey ise bir şekilde o odadan üç kişinin ölü çıktığıdır. bu operasyon halka başarılı diye lanse edilir. halk da bunu yer.

ertesi gün ülkenin başbakanı fiili sokağa çıkma yasağı ilan eder. böylece hazır iç güvenlik yasası da geçmişken -barışçıl veya değil- herhangi bir muhalif gösteriyi kimseye yaptırmama hakkını kamuoyunda elde etmiş olur. ayrıca seçimlerde yapacağı tüm hilelere karşı kimsenin tepki olarak sokağa çıkamayacak olmasının da garantisini alır. kendi seçmenlerine muhalifleri terörist olarak göstererek oylarını da konsolide eder. odağı muhalefet partilerindeki olumlu gelişmelerden kendi üstüne almış olur. gündemi kendi yaratmış olur.

kısacası aksiyonu güya muhalif bir grup alır, sonrasındaki bütün olaylar iktidar lehine gelişir.

"ama siyasi ortam böyleyse silaha sarılanlar olması da doğaldır" tespitini yapanlar da iktidarıyla muhalefetiyle terör destekçisi ilan edilir.

olan iktidar yandaşı savcıya olur.

burası tamamen hayali bir ülkedir, gerçekle hiçbir alakası yoktur.

devamını okuyayım »