qes sus

  • anadolu çocuğu (334)
  • 795
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

house m.d.

tüm sezonları izleyip bitirmeyen okumasın. yer yer spoiler içerir.

şu ana kadar izlediğim en iyi diziydi. house, cameron, chase, foreman, cuddy ve wilson karakterlerini ömrümün sonuna kadar haftada 1 kez seyredebilirim. her bir bölümü ayrı güzeldir ama nedense en sevdiğim sezonlar 1,2 ve 3'tür. kemik kadro dağıldıktan sonra eski kadroyu çok özlediğini insan anlıyor. bu dizide her karakterin farklı işleyişi vardı ve bana göre hepsi kendince başarılıydı.

sonu hakkında zaten konuşmaya gerek yok bitebilecek en güzel sonla bitirmeyi başarmışlardır. bazen bu dizide öyle anlar oluyor du ki karakterler arası diyalog için bile izlenebilir hale geliyordu. efsane diyalogları vardı bu dizinin her şeyi ayrı müthişti bu dizinin. karakterler hakkında da bir kaç şey söyleyesim var;

allison cameron: bu kadın şu ana kadar house'un ekibine katılmış en iyi kalpli ve en güzel kadındır. ama yapacağı ve yaptığı şeyler hiçbir zaman tam kestirilemeyen tek karakterdir. elinde chase gibi bir nimet varken sen onu bırak başka bir adamdan çocuk peydahla. foreman seni kendi hastalığıyla öldürmeye çalışsın ona bile iyi niyetle yaklaş. bu karaktere yakıştırılan son hoşuma gitmedi. çok daha iyisini hak ediyordu.

robert chase: house'un ekibindeki en sevdiğim doktordur kesinlikle. ilk başlarda kendi yerini sağlama almak için ikiyüzlü davranması, kendi çıkarları için herkesi satabilecek bir pislik olarak gösterilirken sonrasında öyle bir değişmiştir ki ağızları açık bırakmıştır. bu 180 derece değişimde tam olarak babası öldükten sonra başlıyor. bir aile eksikliği hissettiği için park'ın ailesini evine alması, gecenin bir yarısı 13'e koşulsuz gidip yardım etmesi, her koşulda cameron'un yanında olmak istemesi onun için her şeyi yapabilecek cesarette olması. işte bunlar hep sen, ben bunlar hep iyi niyetli karakterli insan hareketleri. en sevdiğim son ise onundur. house'un departmanını yönetip onun eşyalarıyla aynı odaya taşınmıştır. yakışır aslanıma.

eric foreman: house'un ekibindeki en mantıkçı, duygusuz, açık ara en nefret ettiğim adam. gözü sürekli yükseklerde başarıya doymayan bir insan. söz konusu kendi hayatı, kendi meseleleri oldum mu herkesi harcayabilecek türden insan. evet onunda duyguları var ama onun duyguları pek konuşmuyor sadece aklıyla hareket ediyor. aynı cuddy gibi bu yüzdendir ki onun görevini başarıyla yerine getirmektedir sonunda da.

lisa cuddy: itici kadın. house'u hiçbir zaman haketmedi. bu kadından olsa olsa fuckbuddy olur.

james wilson: edinmek istediğim tek arkadaş her şeyime yeter. o kadar mükkemmel bir profil çizmişler ki ne bir açığı ne de bir kötü huyu var. sevdiği insanı en tepeye çıkarır hatta hayatını ona adar. ama yeri geldim mi herkes gibi karşılık bekler bu karşılığı haklıdır da kim beklemez ki ? sonunda ise house hayat boyu hapis kalma uğruna wilson'un son 5 ayında yanında olmak istemesiyle wilson'a olan büyük borcunu ödemiştir kanımca.

dominika house: nedense bu kadını çok sevdim. sempatik oluşundan mı house'un en çok onunla eğlendiğinden mi nedir bilmiyorum ama ne cuddy ne de stacy bu kadının yaptıklarını yapmazdı. ama şahsımca house en büyük götlüğünü de bu kadına yapmıştır. 8 sezon boyunca sadece bir kere ekrana bağırarak house'a küfür ettim oda bu kadının vatandaşlık kabul mektubunu çöpe atmasındaydı. kalmasını mı istiyordu ? kendi de bilmiyordu ? seviyor muydu ? evet belki ama söyleyecek cesareti hiç olmadı. yaptığı büyük götlüktü. bu kadını kaybetmeyi bu sefer haketti.

gregory house(huge ego, sorry.): şu ana kadar yaratılmış en mükkemmel karakter ötesi berisi yok. tüm filmleri dizileri topla bu adamı başa koyarım. en nefret edilen ama aynı zamanda en çok sevilen insan. diğer insanlardan zeki olmak onu onlardan haliyle toplumdan uzaklaştırıyor. hastalara yaklaşmamasının sebebi onlarla duygusal bir iletişime girmek istememesi çabuk bağlanan insanları seven bir yapısı var. bu yüzdendir ki insanlarla iletişim kurmadığı müddetçe daha objektif davranabiliyor. kendine has pişmanlıkları var. kimseyi sevmiyor gibi davransa da herkesi düşünüyor. bir bölümde ise chase'in zarar göreceğinden korktuğu için rahibe adayı kız ile ilişkisini bırakmasını bile uygun bir dille söylemiştir. sadece chase'in duygularını, gelecekte ikinci kez yıpranmaması için daha ne yapabilir ki. adamın dibidir, kralıdır. daha çok yazarımda yeter amına koyayım benimde işim gücüm var.

yer vermediğim kutner, taub, 13, masters, park, amber,adams'ıda saygıyla anarım bunların arasında da kutner'cığımı en başa koyarım.

sadece karakterler hakkında konuştum. seçilen oyuncular müthiş. hastalarda müthiş. her şey müthiş. özleyeceğim bu diziyi hemde çok. ne yazsam bu diziye az kalır. favori dizimdi hala da öyle.

devamını okuyayım »