quansis

  • bıçkın (483)
  • 509
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

ölmek istememek ama yaşamaktan da zevk almamak

çağımızın yeni psikolojik rahatsızlığı.

önce, ailenin sana kendi dönemlerinden kalma yetiştirme şekliyle büyüyorsun; çok sonra, hayatın ve insanların hiç de öyle olmadığını görüyorsun. ebeveynlerin o kadar güzel aşk hikayeleri, dostluk, kardeşlik ilişkileri anlatıyor ki sana, dünyanın öyle bir yer olduğuna inanmak istiyorsun.

her şey çok hızlı gelişiyor. teknolojinin gelişmesi ve tüketim çılgınlığının hızlanmaya başlamasıyla birlikte; bir de seyrettiğin, gördüğün, hızla değişen dünya insanının en boktan dönemlerinden birine denk geliyorsun. türkiye'nin gençliği bu kadar boktan bir dönemine denk gelmiş birisin. 20 ve 30'lu yaşlarında olan herkes bu dönemi yaşıyor.

sadece türkiye'de değil. dünyanın her tarafında faşizm, diktatörlük, tehditler ve algı operasyonları kol geziyor.

e haliyle çok normal değil mi bu kadar insanın yaşadığı hayattan memnun olmaması? psikolojik ilaçların kullanımında müthiş bir artış olması. ölmenin bir çözüm olmadığını bilen aklı başında nesil, günümüz dünyasında hayattan keyif alma peşinde sadece; ama dünya bu haldeyken keyif almak pek bir güç, o yüzden yaşamaktan da keyif alamadığımızda bu salak araf noktası çıkıyor ve delirmeyi tercih ediyoruz. neden bu kadar alaycı/ironik/absürd espri anlayışına sahip bir mizah anlayışı girdi bu ülkeye sanıyorsunuz? (bkz: leyla ile mecnun) (bkz: işler güçler)

böyle bir ikilem insanı delirtir sözlük. absürdleştirir. hiç bir şeye artık şaşırmayacak bir hale sokar.

devamını okuyayım »